Özellikle ihanete uğranılan ilişkiler için konuşuyorum. Zamanında hediye ettiğiniz maddi veya manevi anlamda değerli hediyeleri geri istediğiniz oldu mu? Bunu çiğ bir davranış olarak mı görürsünüz?
Özellikle ihanete uğranılan ilişkiler için konuşuyorum. Zamanında hediye ettiğiniz maddi veya manevi anlamda değerli hediyeleri geri istediğiniz oldu mu? Bunu çiğ bir davranış olarak mı görürsünüz?
📊 Hediyelerinizi geri alır mısınız?
0
depresif çocuk (03.10.26)
asla istemem. belki yanlislikla karsi tarafta esyalarim falan kalmistir onlari isterim ama karsi tarafa alinmis bir seyi istemem.
0
Purple life
(03.10.26)
bu hareketi yapmaktaki motivasyon nedir tamamen buna bağlı. eğer karşı tarafı cezalandırma-öfke çıkarma amacını taşıyorsa anlamsız ve daha zora sokacak bir hareket olur.
manevi değeri olan veya alınıp güzelce kullanılabilecek-geri alınması da mümkün birşey ise. yani duygusal bir karar değil ise tabi olabilir.
0
orpheus
(03.10.26)
Çok "ikimiz" bir şey olsa istenebilir. Onun dışında istenmez.
0
yadigar
(03.10.26)
bence sen geri istemek istiyorsun ama yedirememişsin sanırım, meşrulaştırmaya çalışmak gibi bir şey bu anket. öyle şey olur mu ya, geçmişini silebilsen keşke ama hayat yaşandıklarıyla kalıyor.
0
idris amil zula
(03.10.26)
aile yadigarlariysa istenir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.10.26)
Çiğ bile değil, gülünç (normal hediyeler için söylüyorum)
İstisnası, söylendiği gibi, aile yadigarı gibi bir şey ise olur, olmalıdır. Filmlerde oğlanın evleneceği kıza verdiği büyük büyük büyük annesinin kolyesi gibi mesela. Yahut evleneceklerdir de delikanlı cevvallik edip kendinin/ailesinin evinin tapusunu kızın üstüne yapmıştır falan.
Farkı anlatabildiğimi düşünüyorum. Yoksa onun dışında en son iPhone’u da alsan, elinle kazak da örsen, kişiye ait olmuş olan şeylerin (pahalı/ucuz) istenmesi gülünç olur, küçük düşürücü olur.
Selam dostlar.Şöyle bir hesap ortaya koydum, size danışmak istedim.Ev masrafları:%4 tapu masrafı%2 emlakçı komisyonu25.000 tl eksper ücreti50.000 tl abonelikler ve diğer masraflar (taşınma olmayacak, eşyam yok)1.000.000 tl nakitim var.Bu durumda %80 kredi çıkması senaryosunda en fazla 3.5 milyonluk
Selam dostlar. Şöyle bir hesap ortaya koydum, size danışmak istedim.
Ev masrafları: %4 tapu masrafı %2 emlakçı komisyonu 25.000 tl eksper ücreti 50.000 tl abonelikler ve diğer masraflar (taşınma olmayacak, eşyam yok)
1.000.000 tl nakitim var.
Bu durumda %80 kredi çıkması senaryosunda en fazla 3.5 milyonluk bir ev alabilirim gibi görünüyor. Bunun kabaca 300k'sı yukarıda saydığım masraflara gidiyor. Elimde net 700k kalıyor. 2.8 milyon da kredi kullanmış oluyorum.
Öncelikle, işlerin bu hesabıma göre ilerleme olasılığı nedir? Bir de şöyle bir sorunum var. Bu 2.8 milyonluk kredinin aylık ödemesi 80-90k olacak. Ben bundan daha fazlasını ödeyebilecek güce sahibim ama ana param az olduğu için bu gücümü tam kullanamıyorum. Ben mesela aylık 150k kredi de ödeyebilirim. Bu durumda ne önerirsiniz?
Amacım 4-5 milyonluk evlere çıkabilmek.
-1
depresif çocuk (30.09.26)
ev arama sürecinde sanki evi almış gibi ana paranın üstüne her ay 150k koy. zaten 2 ayda tekrar ana paran 1 milyon oluyor. süreci de aceleye getirmeye gerek yok, fiyat aralığınızdaki tüm seçenekleri iyi değerlendirin. emlakçıya da direkt %2 vermeyin, pazarlık yapın.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.09.26)
Senin ne kadar ödeyebileceğinden ziyade, bankanın senin gelirine o miktarda krediyi verip vermeyeceği önemli. Ayrıca %80 kredi her tür konuta verilmiyor. Sıfır konut olmalı, enerji sınıfı yüksek olmalı gibi şartları var. Ayrıca bankaların o an kredi iştahı ne durumda kısmı çok önemli. Bence öncelikle düşündüğün bankaya gidip müşteri temsilcinle bir görüş.
0
Mirket
(30.09.26)
Ortalık çok karışık, piyasalar vs. İş durumunuz garanti ve sağlam değilse dikkat edin.ben ev alıp 3 aya işten çıkartırdım mesela. Tabi hesap kitabımı ona göre yaptığım için sıkıntı olmadı ama,siz de kötüsünü de düşünerek hesap yapın.1 m var,hepsi peşinat demeyin mesela ne bileyim. Ha işler yolunda giderse zaten isterseniz çift taksit ödeyin,ister ara ödeme yapın.
Ev alma arafesindeyim dostlar. İki tip ev arasında kararsızım. Size birer örnek göstereyim.1) https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-eslider-gayrimenkulden-porsuk-evlerinde-satilik-3-plus1-1341200034/detay2) https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-emek-mh-tarih-bulvari-dibi-
Ev alma arafesindeyim dostlar. İki tip ev arasında kararsızım. Size birer örnek göstereyim.
İlk ev müstakil, daha geniş ama hem muhiti biraz sosyo-ekonomik anlamda düşük hem de iç mimarisi eski. İkinci ev ise daha modern, şehir merkezine yakın ama apartman dairesi biçiminde ve küçük.
Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz?
0
depresif çocuk (28.09.26)
çok öznel bence bunun yanıtı, ben mesela bundan önceki evim olsa apartmanı seçerdim o zaman komşu gürültüm yoktu, şimdi müstakili seçerim. müstakilinde içi kötü değil o kadar beklediğimden iyi, mis gibi balkonu var önü açık, sürekli apartmanda güneşlik kapalı şekilde oturmak zorunda kalmayacaksın
0
eja
(28.09.26)
hocam müstakil ev böyle bir şey değil, bunun neresi müstakil? kat kat yapmamışlar da yan yana yapmışlar. ne bahçesi var, ne yanında yöresinde bir boşluk var. yatay apartman bu. müstakil dediğinin bahçesi olur, verandası olur, yanı yöresi açık olur.
apartman olana göre tek avantajı üst katta tepinen çocuk olmaz, kendin tepinirken aşağı ses gitme derdi olmaz.
onun dışında bence olacaksa yeni olsun, merkeze yakın olsun, modern olsun.
+12
kibritsuyu
(28.09.26)
Müstakil ev dediginiz ev öylr çok müstakil bir yapıda degil sagındaki solundaki komşunun gürültüsü yine evinin içinde. Ancak müstakilde şöyle bir durum var. Eger böyle bir evdeyseniz elinizden her işin gelmesi lazım her şeye usta çagırırsanız giden paraların haddi hesabı olmaz. Mesela çatıda bir sıkıntı var. Her masrafı her şeyi sizde,dış duvarda bir şey mi olacak sizde altyapıda bir sıkıntı mı oldu hepsi sizde ama apartmanda olsan zaten herkes para koyuyor her şey ortak yapılıyor cebinden minimum para çıkıyor. İlanı paylaştıgınız ev ferah bir şey olsa bahçesi olsa bunlara katlanılır dersin ama İlandaki ev böyle de degil. Ben olsam apartman derdim
+1
limonlu eksi
(28.09.26)
Buradaki müstakil değilde apartmandan bağımsız gibi. Eskişehir merkez için mantıklı olan apartman dairesi.
+1
mikahakkinen
(28.09.26)
normalde tabi ki bahçeli küçük şirin bir müstakil ev tercih ederim ama bu iki örnekten apartman dairesi daha iyi.
0
gercekdunya
(28.09.26)
selam, bu ev müstakil değil. bitişik nizam müstakil ev olmaz. ayrıca park sorunu var. müstakil olmanın da bütün kötü yanlarını taşıyor. çatın aksa kendin yaptıracaksın, tadilata girsen konu komşu rahatsız olur, önünde dar bir yol var araç parkı için sıkışık, teras vari bişey var ama konuştuğun sağ ve sol taraftan duyulur. keyifli gözüküyor olabilir ama inan bana biraz cins bir komşuya denk gelirsen hiç bir iyi yanı kalmayacaktır. daha kötüsü, gürültü yapan bir komşuya denk gelsen. sürekli terasta müzik açan, mangal yapan, eziyete dönüşür. 20 30 sene sonra yıkayım yenisini yapayım desen de yapamazsın, bitişik nizam.
ikinci ev ise, çok sıkışık, Balkonu küçük, balkon denemez ama ıvır zıvır koyulur, belki ufak bir masa atılır sigara çay içilir. ayrıca iki evin de önü kapalı. ikinci evin fayansları falan çok kötü, uzun vadede rahatsız eder. fayans mı tam emin olamamakla birlikte evin her odasına döşenmiş. odalara fayans üzerine parke döşetirsen ve mutfaktaki bordo renkli yerleri normal bi renge çevirirsen olabilir ama yine antre, banyo, tuvalet ve mutfak zemini çok iç açıcı olmayacaktır.
b planı, ev gelecekte değer kazanacak bir muhitteyse, ufak tefeğini yaptırır otururum, parke de döşetirim, ilerde günü geldiğinde satar üzerine de para koyar bana daha uygun daha güzel bir ev alırım diyorsan yeni olan ev düşünülebilir.
son olarak ev almak için nakit vb bişeyler varsa elinde, çok avantajlı bir zamandasın. bütün kozlar senin elinde. kredi falansa yine avantajlı durumdasın. bu da çok daha fazla seçenek araştırıp kendine en uygun olanı bulman demek. illa sıfır daire diye bakma. 10 sene 15 sene bişey değil onlara da bak.
bir de evlerde girişin üstü ve onun üstü makbüldür. 2 ev 4. kat gibi gözüküyor. asansör var deme taşınma masrafı falan ciddi artıyor. bir eşya indireceğin çıkartacağın zaman adam tutmak zorunda kalıyorsun. 4.5. katlardaki ev fiyatları 2. kattakilerden ucuzdur bu yüzden.
müteahitten ev alıyorsan, kesinlikle şu taktiği yapacaktır. önce elindeki satmak istediği 4. 5. kat. , içi çok güzel olmayn evleri satmaya çalışacaktır. sen 2. kat vb sorduğunda veya güzel cepheden ev istediğinde yok diyecektir. o yüzden uyanık olmalısın. tamam sağol, şu katta, şu cephede ev olsaydı alacaktım, hadi hayırlı işler deyip gitmelisin. paraya sıkışmışsa peşinden koşacaktır. yaa aslında şurası da var bir miktar peşinat aldım ama henüz satılmadı vb
0
omer460
(28.09.26)
aynı müstakilden eşimin ailesinde var. istediğimiz zaman mangal yakmak dışında bir artısı yok bence. temizliği vs zor. sürekli in çık yapmak gerekiyor. bir de altta salon harici bir oda olmalı bence. yoksa mutfak salon arasında aşırı bunalıyorsun. eş çocuk durumu nedir bilmiyorum ama mesela çocuğun bezini değiştireceksin yukarı çık, üzerini değiştireceksin yukarı çık, tuvalet mi dolu yukarı çık..
ikinci evde ise gözlerim yoruldu desenden. bir de bana net 90 metrekare gibi de gelmedi sanki daha küçük. balkon yok gibi bir şey.
ha illa bu ikisinden biriyse ben yeni olan daireyi seçerdim. ama mecbursam. mecbur değilseniz aramaya devam edin.
0
elorelia
(28.09.26)
muhitleri bilmiyorum ama ilk ev hoşuma gitti. geniş geniş balkon var, yazın açık havada oturmak büyük keyif. evde tıkılmazsınız.
+1
co2s2
(28.09.26)
emek mahallesi de çarşıya pek yakın değil ki hocam. aralarında merkezilik anlamında pek bir fark yok sanki. muhit olarak da pek iç açıcı bir yer değil diye biliyorum. piyasadan uzak kaldım ama seçenekler pek f/p gelmedi gözüme
0
glamdr1ng
(28.09.26)
çamlıca hoş bir mahalle değil. eğer o mahallede doğup büyümediysen zorlanırsın. emekte çok hoş bi yer değil. ama çamlıcaya göre daha iyi olabilir.
müstakil olarak verdiğin örnek başına çok dert açar. eğer tamirat tadilat işlerinden anlıyorsan veya bu işleri yaptırmak için bütçe ve usta denen yamuklarla uğraşacak sabrın varsa neden olmasın.
orhangazi mahallesine de bakabilirsin.
0
scudman1
(28.09.26)
konudan bağımsız fiyatlar ne kadar uygun ya. ankara'da bizi öpüyorlar.
0
summerjam0306
(28.09.26)
Normalde müstakil derim ama bu ikisi arasında kesinlikle apartman olan.
+1
megalomaniac
(29.09.26)
Linkteki apartman dairesi güzel değil. Aşırı boğucu.
Müstakil olanı tercih ederdim. Bahçesi olmasa da balkonu çok güzel. Odaları da ferah, aydınlık.
Tadilatlar zamanla yapılır.
0
anaphylacticshock
(29.09.26)
Müstakil dediğiniz ev çok yaşlı. Yakında kentsel dönüşüme girebilir. Ben Eskişehir'den 2014'de ayrıldığımda o evler zaten en az 15 yıldır oradaydı. Zaten çamlıca'da kentsel dönüşüm başlamıştı. Ben 1.5 yıl dönüşümden sonra yapılan yeni bir apartmanda oturdum Çamlıca'da. Ayrıca evin metrekaresine teras, Balkon vb de giriyor, ev küçük.
İkinci evi tavsiye ederim. İkinci ev de küçük olmasına rağmen daha derli toplu. İleride satılma ihtimalinde el değiştirmesi kolay, yaşı genç. Masraflar apartmanla ortak... Vb.
0
strawberry first
(04.10.26)
Bu evler elma ile armut durmunda, ayrıca ikincinin muhiti de pek farklı diyemem sadece daha yeni.
Merhaba.Aracıma arkadan çarpıldı ve şimdi kontrol ettiğimde karşı taraf %100 kusurlu görünüyor.Aracımı serviste tamir ettirdim ve işlemleri tamamlandı. Kendi kaskomdan hallettik. 113000 TL gibi bir hasar ortaya çıktı.Bundan sonraki süreçte ne yapmam gerekiyor? İki şeyi merak ediyorum.1) Şuana dek ka
Merhaba.
Aracıma arkadan çarpıldı ve şimdi kontrol ettiğimde karşı taraf %100 kusurlu görünüyor. Aracımı serviste tamir ettirdim ve işlemleri tamamlandı. Kendi kaskomdan hallettik. 113000 TL gibi bir hasar ortaya çıktı.
Bundan sonraki süreçte ne yapmam gerekiyor? İki şeyi merak ediyorum.
1) Şuana dek kaskomdan halledilen bu süreci karşı tarafın sigortasına yansıtmak için ne yapmalıyım?
2) Aracımın değer kaybını nasıl alabilirim? Dava mı açacağım? İnternetten mi yapılıyor yoksa farklı bir şekilde mi? Avukata gerek var mı?
Yönlendirebilirseniz çok memnun olurum.
0
depresif çocuk (21.09.26)
abicim bu kadar depresif çocuk olma. iki duyuru önce zaten aynı konuyu açmışsın. cevap vermişiz oradan devam etsene.
icra ve sonrasında dava açman gerekiyor. bu işi yapan avukatlar mevcut. 1-2 ay bekle onlar seni zaten arayacaktır. sabredemiyorsan da bir avukat bulup işlemlere devam etmen senin için faydalı olur.
0
gercekdunya
(21.09.26)
geçmiş olsun,
1- sizin bir şey yapmanıza gerek yok kasko şirketiniz o işlemleri halledecektir.
2- ağustos itibariyle devreye alınan yeni sistemde 40 bin tl ve üzeri hasarlarda değer kaybını dosyaya atanan eksper belirliyor, sigortacınızla görüşün hasar dosyasına baksınlar. ilettikleri fiyatta mutabık kalmazsanız o zaman avukata ihtiyaç olabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(21.09.26)
2. karşı tarafın sigortasından sen talep ediyorsun
0
jelly bear
(21.09.26)
@duyulmasi gerektigi kadar +1 yazdığının ikisi de doğru. ancak 2. kısım için şöyle bir ekleme yapayım, sistem değişti (ağustos değil temmuz başında değişti) ama sanırım her eksper bu durumdan haberdar değil. benim temmuz'da yaptığım kaza için eksper raporunda değer kaybı hesabı yapmamıştı. geçen hafta karşı tarafın sigortası aradı, bir teklif ilettiler. avukat bir arkadaşa sordum, kabaca hesapladı ve bana teklif edilene yakın bir ücret çıkardı, ben de kabul ettim. e-devlet'ten eksper raporunuza bakın, değer kaybı hesabı yoksa sigortacınıza bu işlerden anlayan bir avukat olup olmadığını sorun (genelde sigortacıların çevresinde olur bu), avukata danışıp ilerleyin.
Aracıma Arkadan Çarpılan Kazada Kusur Oranı Sıfır?
depresif çocuk
https://resmim.net/i/sil.EGWVADMerhaba.Kazada karşı tarafın kusur oranı sıfır olarak görünüyor.Yanlış yere mi bakıyorum acaba?Adam bildiğin gelip duran arabaya arkadan çarptı.
Merhaba. Kazada karşı tarafın kusur oranı sıfır olarak görünüyor. Yanlış yere mi bakıyorum acaba? Adam bildiğin gelip duran arabaya arkadan çarptı.
-1
depresif çocuk (21.09.26)
gönderdiğin resim ile anlattığın konunun ilgilisi yok yalnız. bu görüntüye bakarak bunu soruyorsan yanlış yere bakıyorsun. sbm de kaza tutanağı sonucuna bakacaksın.
Vatandaşın birinin arkadan çarpması sonucu aracım hasar aldı. Şu an tamir ediliyor ve 1 haftalık ikame araç verdiler. Tamir süreci uzarsa bu mağduriyeti nasıl gideriyorlar?
Vatandaşın birinin arkadan çarpması sonucu aracım hasar aldı. Şu an tamir ediliyor ve 1 haftalık ikame araç verdiler. Tamir süreci uzarsa bu mağduriyeti nasıl gideriyorlar?
0
depresif çocuk (17.09.26)
gidermiyorlar diye biliyorum, belirli bir süre uzatma hakkı var ama sonrası için ekstra para alıyorlar.
0
cay sarhosu
(17.09.26)
sen çözüm buluyosun, parasını hukuki mücadeleyle alıyorsun. (bkz: araç mahrumiyet bedeli)
+1
yap desem yapmazsin he
(17.09.26)
ayrıca araç kiralıyorsun. sonra bilir kişi raporu alıyorsun. tüm işlemler bitince karşı tarafa icra açıyorsun. şu kadar gün araç kiraladım bedeli bu diye.
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni ta
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni takıyor, boş kaldığında ise bu adamla birlikte vakit geçiriyormuş. Bu ırz düşmanı adam benim varlığımı bildiği halde bu şekilde bir ilişkiye dahil olmayı problem etmemiş birisi.
Kızı her yerden engelledim. Hala ulaşmaya çalışıyor, ikinci bir şans istiyor. Sırayla tek tek, bütün uygulamaları deniyor. Yakın çevresine aratıyor falan.
Aslında size sorulacak ne var değil mi? Her şey ortada. Yapılması gereken belli. Yol vermek.
Ama en çok şu koyuyor bana. Ben bu kız için neler yapmadım ki. Harcanan paranın, verilen manevi emeğin, boşa giden zamanın haddi hesabı yok. "Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" düşüncesini aşamıyorum. 10 gündür görüşmüyorum. Date uygulaması ile uğraşacak, yeni bir sevgili edinecek motivasyonum bile kalmadı. Artık başka bir kadını sevebileceğimi, başka bir kadına güvenebileceğimi sanmıyorum. Nasıl aşacağım ben bunu?
-5
depresif çocuk (13.09.26)
2 tane özlü söz yazacağım tabi ki çok klişe olacak ve belki de zaten herkesten duymuşsundur ama başka bir çaresi de yok
tüm geçen yaşanmışlıklar ve yaptıklarına rağmen -zararın neresinden dönersen kardır
bundan sonra kendini nasıl toparlayacaksın konusunda ise -zaman her şeyin ilacıdır
+18
bravoteam
(13.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" diye düşünmek yanlış. Bunu yapmayacak insanla, yapabilme potansiyeli olan insanın aynı kişi olması çok zor. Uzun bir geçmişiniz olsaydı, zaman insanı değiştirir, sizin tanıştığınızda bambaşka biriydi gibi şeyler söylenebilirdi belki ancak daha 2 yılınız bile dolmamış. Yani tanıştığınız kişi, kafanızdaki kişi değilmiş pek. Aldatmasaydı da değilmiş.
Haliyle oturup halinize yanmanın, olan biteni romantize etmenin bir anlamı yok. Kaba olmak amacıyla söylemiyorum, benzer çeşitli durumlarda kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yöntem olarak söylüyorum; kendinizi haksızlığa uğramış hissedip üzülmek yerine "ulan amma salakmışım" deyip espriye vurmak daha faydalı bir yol. Biri size kurban gibi hissettirip içinize kapatırken, diğeri kontrolün tekrar elinize geçtiğini hissettirip ileriye odaklanmanızı sağlıyor.
Aldatılmak nadir yaşanan bir şey değil, ayrılıklarsa çok yaygın. Herkes bir şekilde yaşıyor bunları. Çok istisnai başka problemleri yoksa da zamanla herkes toparlanıyor.
+3
akhenaten
(13.09.26)
"Ben bu kız için neler yapmadım ki" demenize takıldım. ilişki devam ederken memnuniyetle yaptıklarınızı ilişki bitince neden sevgiliniz "için" yapılmış olarak görüyorsunuz? yaparken memnun olduğunuz şeyleri, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri neden kendiniz için değilmiş de başkası içinmiş gibi görmeyi tercih ediyorsunuz?
"Nasıl aşacağım ben bunu" demişsiniz. çıkaracağınız dersleri çıkarın, kendinizi dışarıya kapatmayın ve zamana bırakın.
0
tnz
(13.09.26)
olayların sıcaklığıyla kimseyi sevemem, güvenemem kaygınız çok normal ama hiç gerçekçi değil. sizin de bildiğiniz gibi insanlar defalarca yeniden sevebilir ve güvenebilir. şimdi o kısma fazla odaklanmayın. keşke yapmasaydı diyeceğinize, iyi ki potansiyelini ortaya koymuş ve ben bunu farketmişim kısmına odaklanmanız da daha hayırlı olur. geç de olsa bu tiplerden kurtulmuş olduğuna sevinin ve kendinize, hobilerinize falan odaklanın. hayat kısa ve güzel^^
+2
lil siztah
(13.09.26)
öncelikle geçmiş olsun. bunu farketmenize sevindim. zira bir de 3 5 sene sonra böyle şeyler olduğunu, belki evlendiğinizi, çocuğunuz olduğunu düşününce çok daha ağır bir durum.
evet kolay atlatılmıyor ama kendisi kaybetmiş. sizin ne üzülecek, ne eksiklik yaşayacak hiç bişeyiniz yok. arkadaş grubunuzda falan da sorarlarsa, direkt olarak böyle böyle yapmış deyin geçin.
bir arkadaşım vardı çocukları 3 yaşına gelmişti, evde herşey yolunda gibi gözükse de kadın hiç bir şekilde hiç bişeyden memnun olmuyordu. birgün bi baktıki arkadaş işteyken adam yaşadıkları eve gelip boynuzluyormuş. ayrıldılar. erkek olan halinden çok memnun. bi süre sonra ikinciye evlendi. hala evli. çocukları 16 yaşına falan geldi. eski eşi çok pişman oldu tabi ama yapacak bişey yok.
0
omer460
(13.09.26)
zaman herşeyin ilacı gerçekten. içindeki acı zamanla geçecek. bir kere yapan yine yapar. o ilişkinin temeli sarsılmıştır. uzatmaları oynamaya gerek yok.
+1
false pretension
(13.09.26)
yol kazasi diyip yoluna devam edeceksin. cok verici olmak, asiri baglanmak senin verdigin kozlar, kazik yemek ise karsi tarafin vefasizligi. boyle gorup eskiye takilmadan devam edicen. tabi hatalarindan ders alip daha temklinli.
0
buenosdias
(13.09.26)
Ya evlendiğinde bunu yapsaydı.? Onun için zararın neresinden dönerwen kardır +1
+1
rodeocu
(13.09.26)
Erkenden fark ettiğin iyi olmış
Emin ol iyi kadınlar halen daha var
0
Hallegadola
(13.09.26)
Kendi kendine bir şeyler olana kadar zorlama artık. Biri olsun hayatımda dediğinde kötü insanlar çıkıyor insanın karşısına.
+3
gabe h coud
(13.09.26)
Siz daha önce de yazdınız sevgilin eski sevgilisiyle görüşüyor diye. O zaman da uyardık. Zamanla vaktinizi başka şeylerle doldurarak asarsiniz.
+4
pembediken
(13.09.26)
Insan bazi seyleri yasamadan göremez. Yasadin gördün bir dahakine daha dikkatli olursun artik.
20 ay uzun bir zaman degil.
-1
Purple life
(13.09.26)
Erkeklik gururuna dokunan bir şey anlıyorum o yüzden. Ama şunu da söylemek lazım, bu yaşadıklarını her gün milyonlarca erkek yaşıyor zaten, yalnız değilsin merak etme. Aklında intikam planları falan varsa da sil geç, bu işi de unut devam et.
0
jangbogo
(13.09.26)
ibni sina'ya aşk illetine düşmüş, unutamayan bi genci götürmüşler. önce hamama, sonra güzel kadınlara götürün; bir tek o olmadığını hatırlasın demiş. kıssadan hisse, motivasyon değil disiplin.
+1
klassno
(13.09.26)
erkekadam.org sitesinde red pill felsefesini yalayıp yut. Kadınları da, kadın erkek ilişkilerini de %90 oranında çözersin.
-5
sinematematikci
(14.09.26)
Geçmiş olsun, kolay bir şey değil çünkü yapılan hoş değil. Zamanla bu hissiyat geçer.
Allah kurtarmış, ters taraftan düşünüyorsun bence. Evlensen vs çok kötüydü, şimdi doğru kişiyle tanışma şansın var. Doğru görünen yanlış kişiymiş kısaca.
0
havadakarada
(14.09.26)
Yapacak bir şey yok, kendini şanslı sayman lazım, ya evlenseydiniz ve bu olsaydı ?
Her kadın bu şekilde saygı görmeyi hak etmiyor, deneye yanıla doğru kişiye ulaşmak dışında bir çare yok. Motivasyon kırıklığı bir süre devam ediyor ona da yapacak bir şey yok, iyileşme sürecinin bir parçası.
0
kimlanbu
(14.09.26)
allahın sevdiği kuluymuşum diyeceksin. şükür edeceksin. ya evlenip çoluk çocuğa karışaydın ne olacaktı? beterin beteri var di mi? harcadığın 3 kuruşa yanma farkettin ya ona sevin.
0
jamswety
(14.09.26)
Seni zerre düşünmemiş birisi için değil günlerce, dakikalarca düşünmek bile gereksiz. O senin bir dakikanı bile hak etmiyor. Zamanını daha fazla ona harcama çünkü Zararın neresinden dönersen kardır.
0
summerof69
(14.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu"
ama yapmış, aklına her geldiğinde yaptığı alçaklığı düşüneceksin. insanda öyle bir şey var hep iyi olayları hatırlıyor ilişkide, kötü kısımlara odaklanınca dert tasa kalmıyor. tabi ki zor ve zaman alır ama geçmiş olsun yani böyle birinden yol yakınken kurtulmuşsun.
Kıymetini Çok Sonraları Anladığınız Bir Sevgiliniz Oldu Mu?
depresif çocuk
Pişmanlıkları duyalım.
Pişmanlıkları duyalım.
0
depresif çocuk (10.09.26)
Kıymetini anlamak demeyelim de yarim kalmisliklar var tabiyyy B-) kesge deneseydik denilenler falannn
0
üğpoıuy
(10.09.26)
Flörtüm oldu da sevgilim olmadı. Sevgililerimin kıymetini zamanında bildim, şükür.
-3
gabe h coud
(10.09.26)
Oldu tabi. Dayısı belediye başkanı oldu ya evlensek ballı ihale, merkezi bir yerden büfe garantiydi.
0
anon1m
(10.09.26)
Kıymetini anladım, çok pişmanım gibi değil de bazı konularda haksızlık ettiğimi düşündüm bir kaçı için.
Yani insan gördükçe, büyüdükçe olgunlaşıyor. O zamanlar sorun ettiğin, kusur gördüğün şeyler için, zamanla ya "o kadar da büyük değilmiş" diyorsun, ya da öyle şeyler görüyorsun ki önemini yitiriyor, ulan yine o iyiymiş diyorsun.
Toylukları oluyor ister istemez iki tarafın da.
+1
ananiyimioguz
(10.09.26)
Olmadı valla
0
gadlemler
(10.09.26)
Oldu maalesef.
0
euteamo
(10.09.26)
Olmadı.
0
Amaranta ursula
(10.09.26)
Flört oldu sevgili olmadı +1
Dibini sıyırdık soğuduk ayrıldık şükür.
0
ekimoloji
(11.09.26)
Olmadı. Ben bunla niye sevgili olmuşum ki dediğim oldu. Hatta neredeyse hepsi öyleydi. Sonunda kalbime ve aklıma uygun birini bulup evlendim.
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.
Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim de işten çok anlamadığı için bana teslim ederdi. Liderlik pozisyonu boşalınca haliyle ilk akla gelen isim ben oldum. Ben de yapabileceğimi düşünüyorum açıkçası.
Tabi hemen gidip müdürüme bu pozisyona talip olduğumu söyledim. O da bana ilk düşündüğü kişinin ben olmadığımı, şirket içi ilan açıp diğer adayları görmek istediğini söyledi. Bu süre zarfında da kendisi vekaleten bakacak. Neden beni düşünmediğini sorduğumda ise kendince gerekçeleri oldu. Hisleri size net aktaramayacağım için, özetle şunu söyleyebilirim ki ben yapabileceğime ve hakettiğime gönülden inanıyorum ama o biraz benim yapımı sevmiyor.
Tabi aradan 2 hafta geçti. Bu süreç zarfında gözüne kestirdiği 1-2 tane, tamamen farklı ekiplerde çalışan alakasız adamı odasına çağırıp motivasyon yoklaması yaptı. Liderlik teklif etti. Gelin görün ki bu 2 aday da farklı birimlerde, kendi yetkinliklerine daha yatkın pozisyonlar açılınca lider oldular bu süreçte. Her şey çok hızlı gerçekleşti ve şu an elinde bu pozisyon için benden başka uygun bir aday bence yok. Mecburen ilana çıkacak ve gelen adayları inceleyecek. Ama ikinci hatta üçüncü öncelik olarak gördüğü kişiler başvuracaktır. O gelen kişinin işi öğrenmesi, ekiple uyumu, ekibe kendini kabul ettirmesi vs. biraz zor işler.
Şimdi, şunu yapmasını bekliyorum. İlanı açacak ve benim de başvurmamı isteyecek. Veya tekrar bana gelip liderlik teklif edecek (gurur yapmaz ise şayet).
Siz olsanız böyle bir durumda, gelen teklifi kabul eder miydiniz?
+1
depresif çocuk (04.09.26)
Ben müdüre tavır almadan gelen teklifi kabul ederim, en nihayetinde senin dediğine gelmiş olacak.
+3
kumandanim
(04.09.26)
zaten istediğiniz bir pozisyona öyle veya böyle teklif geldiğinde terfi olmak önemlidir tabii ki edilir, iş hayatında gurur yapmanın manası yok. ayrıca yöneticiniz iyidir kötüdür, ya da siz iyisinizdir değilsinizdir bunu bilemeyiz ama böyle durumlarda çalışanın da bir kendini sorgulaması lazım. varsa giderilebilecek eksikleriniz veya toparlanacak durumlar bunlar üzerine çalışın ve yöneticinizin geri bildirimine karşılık yapıcı bir aksiyon aldığınızı hem sözlü hem davranışsal olarak gösterin. insan bazen kendine toz konduramayabiliyor, hepimiz yaşadık böyle durumlar.
+4
awlmi
(04.09.26)
ben sirkette kalmayi dusunuyorsam kesin kabul ederdim, cunku gurura gerek yok isi zaten yapiyormussunuz. yeni gelen lider de size soracak muhtemelen.
mesele daha cok mudurun sizin yapinizi sevmemesi, o da onun sorunu. neticede isler aksamiyorsa sevmesine gerek yok universite kafeteryasinda degiliz.
ayrica ileride yoneticinizin ya da sizin baska ise yahut sirket ici baska pozisyona gecis yapmayacaginizin garantisi yok, sorun kendi kendini de cozebilir :)
+3
adrianapole
(04.09.26)
kabul ederim +1
bir de "kendince gerekceleri oldu" kismiyla ilgili nacizane tavsiyem, bu gerekceleri mumkun oldugunca duygularinizdan arindirip degerlendirmeye calisin. hakli oldugunu dusundugunuz noktalar varsa bunlari fark etmek cok isinize yarayabilir.
0
sanxis
(04.09.26)
ben müdür olsam şöyle düşünürüm; sen iş bitiren değerli bir elemansın sen lider olunca senin yerine kim bakacak.
+1
duyuruuser
(04.09.26)
müdürünüzün size şahsi bir husumeti yoksa, sunduğu kendince gerekçeler doğru gerekçelerdir ve sizi liderliğe terfi ettirmemek için haklı gerekçeleri vardır. müdürünüzün bu olumsuz görüşlerini, siz tabii ki kendinize konduramayacaksınız, "ne alakası var" diyeceksiniz ama benim görüşüm müdür boş yere böyle bir şey söylemiyordur. terfi etseniz de, etmeseniz de müdürünüzün söylediklerinin doğru olduğunu kabul edin. bunları illa düzeltmeniz gerekmiyor. bazıları düzelecek şeyler olmayabilir. yapınızı sevmiyormuş ya, insanın yapısı değişmiyor.
bu arada teknik anlamda ne kadar bilgili tecrübeli olursanız olun, liderlik bambaşka bir şey. teknik bilginiz bir ekibi kontrol edip, onları yönetebileceğiniz, bildiklerinizi onlara aktarabileceğiniz anlamına gelmiyor.
kendi alanında türkiye'nin açık ara en tepesinde olan bir kişiyle çalıştım yıllarca, hala da çalışıyorum. normalde bu kişinin kendi şirketini kurması, deliler gibi para kazanması gerekiyor ancak şirket işletmekten kesinlikle anlamıyor, bir kaç kere şirket kurmuş, kurdu. hepsini batırdı. teknik bilgi ile liderlik, yönetim vs bunlar farklı şeyler.
+1
co2s2
(04.09.26)
Bence başka birisini lider yapacak
+1
Hallegadola
(04.09.26)
Senin konuşmandan ve potansiyel diğer adaylarla da görüşmesinden sonra daha da ilan açıyorsa seni muhtemelen yapmayacaktır panpa. Üzgünüm. Bu saatten sonra ilanı açıyorsa da formaliteden açtığını sana söyleyip görevin senin olduğunu söylemesi lazım. Sana böyle bir şeyi söylemediğini varsayarsak seni o göreve düşünmüyor demektir.
+2
ezkaza
(04.09.26)
Orada o Müdür için çalışmıyorsun ki. İlerde 'Engellemek için çok uğraştı ama hakkımı söke söke aldım' diyebileceğin şekilde gelişsin olaylar. Gayretin o yönde olsun. Aksi durum için bir atasözümüz var. Tavşan dağa küsmüş falan diye.
0
Mirket
(04.09.26)
müdür bu yorumu kafasına göre yapmamış olabilir, ekibinizde gerçekten sizin altınızda çalışmayacak müdürün de vazgeçmek istemediği birkaç kişi de olabilir. çok yönlü düşünmek lazım. hepimizin gönlünde aslan yatıyor ama hepimiz kapitalizmin harcanabilir insanlarıyız.
1 milyon tl birikmişi olan, aylık maaşı da 200.000 tl olan birisi bütün ev alım sürecindeki masrafları da göz önünde bulundurursak, en fazla ne kadarlık bir ev alabilir? Hangi aralıktaki evlere bakması lazım?
1 milyon tl birikmişi olan, aylık maaşı da 200.000 tl olan birisi bütün ev alım sürecindeki masrafları da göz önünde bulundurursak, en fazla ne kadarlık bir ev alabilir? Hangi aralıktaki evlere bakması lazım?
0
depresif çocuk (31.08.26)
Hangi banka, O bankayla çalışıyor musunuz, kredi notunuz kaç, ilk eviniz mi, o banka ilk evim kredisi veriyor mu, ev sıfır mı, ikinci el mi, evin enerji sınıfı kaç? Aklıma gelen sorular bunlar. Ve daha birçok sorunun cevabı lazım, bu banka kredi sitelerini incelemeni, bir bankayı gözüne kestirip müşteri temsilcisiyle birebir görüşmeni tavsiye ederim. Bu aralar vermiyoruz diyeni de, çıkaracağı masraf karşısında komik kalacak kredi miktarı teklif edeni de olabilir.
+1
Mirket
(31.08.26)
pesinati bastiktan sonra, aylik taksidinin net gelirinin 1/3'unu gecmemesi lazim. ona gore bir ayar cekeceksin.
baska hesaplamalar da var ama cogu turkiye sartlarinda islemiyor surekli para deger kaybettigi icin.
0
cooperr
(31.08.26)
bence içinde oturduğunuz senaryoda 100K kredi ödeyebilirsiniz. bu da şuan için en iyi oran olan 2.88 faizle 10 yıl max vade için 3.500.000TL kredi tutarına denk gelir. tabi banka sizi kredi verilebilir bulması lazım. 3.5 milyon kredi için evin değerinin exper tarafından 3.900.000 tl değerlenebilir olduğu A-B enerji sınıfı ve ilk evin olması gerekir. ev alırken %4 tapu harcı + emlakçı komisyonu olur, bu da kabaca 250K gibi ilave masraf yapar.
özetle 3.5 mil krediden alırsınız. 250 de masrafı olur. 1 milyon cebinizde varmış. 4.250.000 tl'ye bir ev alabilirsiniz. emlakçısız ve tapu harçsız bulabilirseni 4.5'a çıkarsınız. aylık da 100K geri ödersiniz. ileride faizler düştüğünde yapılandırır, aylık taksiti düşürürsünüz.
+1
awlmi
(01.09.26)
bu seninle ilgili olan bir şey aslında. aylık ne kadarla yaşayabilirsin hali hazırda aylık ne kadar kira veriyorsun onları netleştirmen gerek.
kağıt üzerinde yeni bir ev ise 5 ile 7 milyonluk bir evi alabilirsin. bankalar kredinin aylık kazancının 3/1'inden fazla olmasına çok da takılmıyor benim belgelenebilir hane kazancım 130.000 lira iken hemen hemen her banka aylık 90.000 lira civarı ödemesi olan kredileri gayet de kabul etti, ben ne yaptım ne ettim 3.5 milyon krediyi aylık 120.000 liradan 60 ay olarak çıkarttırdım. şu an belgelenebilir hane gelirim zaten 150.000 lira değil. fakat kredi puanım inanılmaz yüksekti, yaklaşık 15 yıldır da düzenli kredili mevduatlar kullandım hiç birinde de ödemelerimi vesaire aksatmadım.
ancak şeyi söylemem gerek. benim ev 6.5 milyon idi. 6.5 milyon ev için 100.000 lira emlakçı parası ödedim. döner sermayedir tapu harcıdır 360.000 liraya yakın bir vergi ödedim. ıvırı zıvırı derken 500.000 lira daha bir masrafım oldu. eve niyetlendiğinde en az 500.000 lira daha kafanda kenara koy.
0
denizgonen
(01.09.26)
fuzulev ile 4milyonluk alinir. biz iki kez araba aldik guzel sistem
Aynı duyuruyu tekrar açıyor gibi oluyorum kusura bakmayın ama diğer duyurudaki durumun üzerine biraz daha detay verebilir haldeyim.Mesleğim: mühendisimYaş: 34Medeni hal: BekarAbu Dhabi için:- Net maaş 8300 USD- Yılda performansa bağlı olarak 20000 USD'ye kadar prim- İlk 1 ay konaklamamı karşılıyorla
Aynı duyuruyu tekrar açıyor gibi oluyorum kusura bakmayın ama diğer duyurudaki durumun üzerine biraz daha detay verebilir haldeyim.
Mesleğim: mühendisim Yaş: 34 Medeni hal: Bekar
Abu Dhabi için: - Net maaş 8300 USD - Yılda performansa bağlı olarak 20000 USD'ye kadar prim - İlk 1 ay konaklamamı karşılıyorlar - Taşınmamı karşılıyorlar - Yıllık izin hakkım 30 gün - Sağlık sigortası var
Eskişehir için: - Net maaşım 4150 USD - Yılda performansa bağlı 4150 USD'ye kadar prim - Yıllık izin hakkım 20 gün
📊 Hangisi?
Bu anket sona erdi. 38 oy kullanıldı.
-2
depresif çocuk (24.08.26)
abu dhabi bok gibi yer dubai gibi özgür de değil. 1.5 saat yol çekersin dubai'de eğlenmek için yürümek istesen yürüyemezsin sıcaktan. Tek güzel yani ucuza bol bol uzakdoğu yaparsın
eskişehir daha iyi ama 200k para değil açıkçası eskişehirde bahçeli villada yaşam 80k sosyal biriysen kredi kartı min 90-100k akşam yemekleri tatili alışverişi 20k da biriktirirsin işte
+3
croswell
(24.08.26)
Brütler mi netler mi?
0
klassno
(24.08.26)
Gecen biri klasik birsey yazmisti, Hollanda'dan Turkiye'ye geri tasinmislar, cunku cicekleri orada acmamis vs, cok romantik. :) bir de ben boyle bir plan yapiyorum, aileden herkes ya ne isiniz var falan filan diyor. Ben de su sekilde cevap veriyorum: www.youtube.com
Neyse BAE icin cok pahali diyorlar, ne kadar pahalidir bilmiyorum Numbeo'ya gore bahsettiginiz paralar birbirine denk. Bu senaryoda Eskisehir'den memnunsaniz gitmek cok mantikli gelmiyor. Tabii suyun gozesinden bir yudum icip(yani orada para biriktirip) doneriz derseniz mantikli olabilir. www.numbeo.com
Bu arada 4150 dolar Eskisehir'de gayet iyi para.
+4
mbond
(24.08.26)
Kendi yerlerinde alim gucleri benzer gozuktu, bu acidan bariz bir secenek yok. Para biriktirmek istiyorsan kira belirleyici olur. Bana gore Abu Dhabi hem izin acisindan daha avantajli hem de birikim, seyahat imkani, hayat kalitesi gibi acilardan bir adim onde. Dezavantaji yasam konseptleri ve su an sorunlu bir bolgede olmasi.
0
osssy
(24.08.26)
Riyadh tan bildiriyorum. Eskişehir.
Bir insan para için şeriat ile yönetilen bir ülkede yaşar mı allah aşkına ?
+4
paudi
(24.08.26)
Abu dhabi tartışmasız.
-4
ezkaza
(24.08.26)
eskişehir’de ne yapacaksın ya, eskişehir yani. abu dhabi. dünyan genişler.
-4
deartheodosia
(25.08.26)
yurtdisindan orta dogu ile birebir 10 yildir is yapan biri olarak; kesinlikle abu dhabi. biraz ileri gorusluyseniz zaten, baska secenek olamaz. ayrica abu dhabi riyad ile kiyaslanamaz, gayet kocaman bir expat community var, abu dhabi'ye gidip de eglence bulamadim diyen gormedim. neden abu dhabi? yurtdisi is deneyimi kazanacaksiniz, ingilizceniz gelisecek muhtemelen ingilizce is yapacaksiniz diye dusunuyorum, yurtdisinda is yapan sirketlerle birebir tanisma ve bu sirketlerde calisan insanlarla birebir tanisma (expat gruplar, is arkadaslari, is arkadaslarinin arkadaslari) imkaniniz olacak, oradan baska sirketlere gitme ihtimaliniz - eger sosyal ve akli basinda biriyseniz - cok daha fazla. ayrica abu dhabi'den cok guzel seyahat etme olanaklariniz var, asya yakin, afrika yakin, gezersiniz. bekar oldugunuz icin okul masraflariniz, asiri luks evlerde yasama masrafiniz, bakici/temizlikci masrafiniz olmayacak. uygun bir daire bulabilirsiniz. sirket arabasi talep edin mumkunse. arabasiz olacak bir yer degil. ayrica bazi sirketler, pozisyonunuza gore yilda 2/3 kere aile ziyareti icin ucak bileti vs. karsiliyor. bunlari dusunebilirsiniz. ha benim dubai'ye gidip bir apartman dairesinde 10 yilini gecirip kimse ile tanismayan, isten eve evden ise gidip gelen, para biriktirip turkiye'de evler alan arkadasim da var. oyle olacaksaniz bence degmez. orada olmayi sonuna kadar network ile, aktiviteler ile vs. kullanacaksaniz hele de bekarsaniz cok guzel firsat.
abu dhabi'de yasam icin, reddit forumlari daha dogru bilgi verecektir.
+1
kassiopeia
(25.08.26)
Ülkeye tıkılıp kalmama, Dünya vatandaşlığına yelken açma fırsatı doğmuş, hala düşünmenin alemi ne?
tüm hayatımı bae'de geçirecek bir radikal karar değilse abu dhabi. beni geçindirecek ve tatmin edecek bir para bırakması da önemli. ardından yatırım yapabilecek bi sermayeyi kazandığımda ülkeye geri dönerdim.
+2
kurmalifare
(19.08.26)
Evli misiniz, çocuk var mı? Maaşlar net ele geçecek miktar mı? Abu Dhabi seçeneğinde, maaşa ek paket var mı (kira yardımı, araç yardımı vb)
0
efx
(20.08.26)
Abu dhabi demem için eskişehir’in 2500$ altı yahut bae’nin 10bin$ üstü olması lazım.
Dün bir araç, hatalı biçimde benim arabama arkadan çarptı. Polis çağırdıl ve tutanak tutuldu. Kim hatalı konusunda net bir ifade olmasa da çizilen krokiden ve fotoğraflardan karşı tarafın kusurlu olduğu anlaşılıyor. Bu nasıl karara bağlanacak bilemedim. Sigorta ve kaskom var. Şimdi ne yapmalıyım? Se
Dün bir araç, hatalı biçimde benim arabama arkadan çarptı. Polis çağırdıl ve tutanak tutuldu. Kim hatalı konusunda net bir ifade olmasa da çizilen krokiden ve fotoğraflardan karşı tarafın kusurlu olduğu anlaşılıyor. Bu nasıl karara bağlanacak bilemedim. Sigorta ve kaskom var. Şimdi ne yapmalıyım? Servise mi götüreyim doğrudan? Bir de benim cebimden para çıkar mı bu iş için? Ayrıca değer kaybını almam mümkün olur mu?
0
depresif çocuk (10.08.26)
Servise götürün. Kaskonuzun anlaşmalı olduğu servise götürmeniz daha iyi olacaktır. Karşı tarafın sigortası, ruhsatı ve ehliyeti de gerekli. Danışman dosya açacak, eksper gelecek falan. Kime ne yazdılar falan ufak tefek şeylere takılmayın, ama takip edersiniz arkadan çarpan araca kusur vermemişler gibi absürd bir rapor çıkarsa itiraz edersiniz.
0
malheiros
(10.08.26)
@malheiros ek yapayim, eksper gelecek demissiniz, neye bakacak? ondan once servise goturmek dogru olur mu veya dosyadan once?
0
Sour
(10.08.26)
direkt yetkili servise götürün tutanakla. onlar halleder. kaskonuzun yetkili servisi kapsadığını varsayıyorum.
birkaç ay sonra hasara göre değer kaybı alabilirsiniz karşının sigortasından. tutanağı en geç 5 günde falan teslim etmen gerekir. eksperle falan siz ilgilenmiyorsunuz siz tutanağı teslim ediyorsunuz servis her şeyi halleder. arkadan çaprtıysa kusur büyük ihtimalle %100 karşıdadır zaten
0
jelly bear
(10.08.26)
kaskonuz varsa kim hatalı vb bunları dert etmeyin. kaskonuzu arıyorsunuz, size yakın anlaşmalı bir servise yönlendirirler. ıslak imzalı tutanak(e-tutanak değilse), karşı tarafın trafik sigortası, karşı tarafın ehliyet ve ruhsat kopyaları, kaza fotoğrafları ile servise gidersiniz. aracı teslim ettikten sonra 2-3 gün eksper bekleme süresi olabilir. eksper tutanakta yazılanlar ile araçtaki hasarın uyumlu olup olmadığına(sigorta dolandırıcılığına karşı), aracın hasar durumuna, tamir edilip edilmeyeceğine karar verir(yüksek hasarlı kazalarda tamir yerine perte çıkarabiliyor), nadir olsa da ek bilgi almak için eksper sizi arayabilir. dosya açıldıktan sonra dosya numaranız ile kaskodan ikame araç talep edebilirsiniz, ikame araç süresi tamir süresinden bağımsız kaskonuzun kapsamına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. arada servis ile görüşüp tamir ile ilgili bilgi alabilirsiniz. bu süreçte cebinizden para çıkmaz. kusur karşıdaysa kasko karşının trafik sigortasından ücreti temin eder, sigorta teminatından yüksek/karşılanmayan bir şey ise de karşıyı mahkemeye verir masrafı rücu eder.
0
late viper
(10.08.26)
@sour eksper için serviste servis danışmanı dosya açıyor. bu dosyaya eksper atanıyor gibi düşünün. siz kendi başınıza evinize eksper çağıramıyorsunuz diye biliyorum veya yanlış biliyorsam bile bu işin usulü ve herkesin yaptığı serviste dosya açtırmak şeklinde...
+1
malheiros
(10.08.26)
Kendimizi haklı gördüğümüz kazalarda hakli taraf karşı taraf cikabilir. Kasko varsa bunun önemi yok, kafaya takmaya değmez, kasko olmasaydi anlamı olabilirdi. Siz fotolari dogru cekmekle yükümlüsünüz, gerisi trafik kazasını inceleme heyeti denen kişilerde. Haklılığınıza guvenmeyin, raporda yazilanlarin anlami yok, karşı taraf “tüm eseklik bende, gittim adamin arabasina dan diye vurdum” yazabilir, önemi yok, fotolar onemli
+1
covered
(10.08.26)
@covered +1
hiç beklemediğiniz / fark etmediğiniz bir detay kimin kusurlu olduğu konusunu komple değiştirebiliyor. hız sınırı gibi. yoldaki şerit çizgilerin düz mü kesikli mi olduğu gibi.
yıllar önce, her kaza tutanağını polislerin hazırladığı bir dönemde, soldan ikinci şeritteyken döneceğim sokağı gördüm, cart diye döndüm, arkadan gelen taksi bana arabama çarptı. aslında ben %100 suçluyum. indik, geçmiş olsun dedim, özür diledim, arabalarda hasar var, ama kişilerde bir şey yok. polis geldi, anlattık durumu. taksinin şöförü ile herhangi bir anlaşmazlığımız vs yok. "soldan ikinci şeritteyken döneceğim yeri son dakikada gördüm, cart diye döndüm, arkadaki de duramadı bana çarptı" özetiyle anlattım. adam da anlattı, şu hızla geliyordum, cart diye döndü, ben de çarptım vs şeklinde. polis herşeyi not etti, iki gün sonra gelin şu karakoldan raporu alın dedi, arabasına bindi. ben de pencereden polise "memur bey, suç komple bende, aman taksiye kusur yazmayın, komple benim sigortamdan tahsil etsin hasarını".. bunu taksici de duyuyor. polis de dedi ki, "sana komple suç yazamam, 50'yle gidilmesi gereken yerde taksi 80'le gidiyormuş. en az %80 o suçlu"
Yüzbinlerce dolara satılan kartlar var. Amaç ne burada?Bir de kolaylıkla replikası yapılabilecek veya bunu piyasaya süren kuruluş tarafından gizlice basılabilecek bir şey değil mi?
Yüzbinlerce dolara satılan kartlar var. Amaç ne burada?
Bir de kolaylıkla replikası yapılabilecek veya bunu piyasaya süren kuruluş tarafından gizlice basılabilecek bir şey değil mi?
Koleksiyonculuğun yanı sıra bazı tablolarından da çok büyük meblağlara satılmasının sebeplerinden biri de alanında eşsiz olması veya hobiyi/sanatı sevemem değil de kara para aklamanın bir yolu olduğu söylenir.
0
diyecevaplandı
(09.03.25)
Koleksiyonculuk işte, bir topluluğu var. Aynı ilgi alanlarına sahip insanlar, birbirleriyle etkileşim içinde falanlar. Bak bende şu var falan diyorlar, nadir kartları görüp mutlu falan oluyorlar. Başka herhangi bir koleksiyonculuk türünden büyük veya küçük herhangi bir farkı yok. Sıfır.
Mesela neden eski para koleksiyonu değil de pokemon kartı diyebilirsiniz. Çünkü bu insanların ilgi alanı bu, eski para değil. Böyle mutlu oluyorlar :D
Kartları basan şirket de gizlice neden kart bassın ki? Kendi bindiği dalı kesmek olur bu. Hiçbir manası yok. Sahteleri de var zaten, ancak anlaşılıyor biliniyor. Tüm koleksiyon ürünlerinin sahteleri var.
0
akhenaten
(09.03.25)
Pokemon dünyadaki en büyük entertainment markalarından biri. Türkiye'de pokemon denince çizgi filminin ilk sezonu anlaşılıp 20 sene öncede kalan bi şey sanılıyor ama 1996'dan günümüze devam eden, oyunları, animesi, kartları, oyuncakları ve zibilyon çeşit lisanslı ürünüyle dehşet büyük bir marka. Bu büyük ekonominin bir parçası olarak da kart koleksiyonu açısından popüler. Aynı kartın farklı nadirliklerde varyasyonları oluyor ve nadirlik seviyesine göre fiyatlar inanılmaz artabiliyor. Bi de eski serileri falan da dahil edince çok katmanlı bir koleksiyon dünyası var.
Sahte kartların gerçeklerden ayırt edilme yöntemi var. Azıcık ilgilisi anlar hemen. Mesela Türkiye'de d&r'da kasa yanlarında satılıyodu paketler ve onlar fake'ti.
Sevgili dostlar, sizlere gündelik saat konusunda danışmış ve aşağıdaki saati almıştım:https://nomos-glashuette.com/en/club/club-sport-neomatik-polar-747Şimdi ise deri kayışlı, "dress watch" olarak tabir edilen bir saat alıp 2 saatlik bir koleksiyon yapmayı düşünüyorum.Bunun için aşağıdakilerden hang
Sevgili dostlar, sizlere gündelik saat konusunda danışmış ve aşağıdaki saati almıştım:
Nomos un ilk modeli cok populerdi hatirliyorum. Ben en cok 2 yi begendim sonra da 3.
0
sey mi dostum
(01.03.25)
2-4
0
grimavi
(01.03.25)
longines.
0
awlmi
(01.03.25)
bi swiss made yakışır koleksiyona. longines'le arasında kaldım ama 3 numarayı alırdım.
galataport'taki konyalı saate gidip kolunuzda bir görün modelleri. fotoğrafta güzel olan modeller bazen kolda güzel durmayabiliyor. nomos hariç diğerleri olması lazım.
güzel saatler hepsi de. nomos'u da çok severim ama swiss made olsun bi tane.
0
brkylmz
(02.03.25)
Bu mu bu mu sorularında Longines ile mücadele edebilecek saatler bunlar değil, tercihlerin arasında Longines Flagship Heritage varsa direkt al geç sade bi şıklığa sahip en güzel saatlerden biri kendisi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.03.25)
bence saatler, fiyatlandirma ve dolar kuru dusunuldugunde alt markalardan koleksiyon yapmak yerine bir tane duzgun bir marka alinip (orn. omega, blancpain, breitling) kayis/bilezik degistirerek kullanmak daha mantikli. ben deri hic denemedim fakat cokca metal bilezik denedim, kir ve kopma durumlarindan oturu surdurulebilir bulmadim. elastik nato kayis takiyorum, hem takim elbiseyle hem esofman vs ile uyumlu gidiyor.
soruna cevap olarak her ne kadar klasik gorunumlu saatleri sevmesem de 3 guzel duruyor.
0
arakaali
(02.03.25)
@kaleci sacli
longines underrated kaldi son zamanlardaki atilimlariyla ama longines ile nomos'u ayni sinifa koyardim ben.
@depresif cocuk
bence longines. cok sik duruyor.
0
baldur2
(02.03.25)
Longines harika ama benim favorim nomos. Nomos +1 diyelim.
0
ahmet oturum cerezi
(02.03.25)
Bir listede Longines varsa gerisi önemsizdir. Marka algısı önemli değil diyorsan 1 numara en güzeli.
Almanya'da faaliyet gösteren bir firmadan, oradaki akrabamın adresini vererek bir alışveriş yapmak istiyorum. O da ürünü teslim alıp Türkiye'ye döndüğünde bana verecek.2 sorum var.1) Böyle bir alışverişte sıkıntı olur mu?2) Ücret ödemesinde kuru hangi tutardan kabul ediyorlar? Hafta içi, hafta sonu
Almanya'da faaliyet gösteren bir firmadan, oradaki akrabamın adresini vererek bir alışveriş yapmak istiyorum. O da ürünü teslim alıp Türkiye'ye döndüğünde bana verecek.
2 sorum var.
1) Böyle bir alışverişte sıkıntı olur mu? 2) Ücret ödemesinde kuru hangi tutardan kabul ediyorlar? Hafta içi, hafta sonu veya mesai saatlerinde almanın bir önemi/etkisi var mı?
0
depresif çocuk (21.02.25)
Sıkıntı olmaz ama hafta içi alırsan o anki kurla hesaplanır. Mesai saati dışında alırsan kur yüksek görünür.
0
cemallamec
(21.02.25)
Kredi kartına eur limit açtırabilirsin kur farkı yemezsin
0
fistikthecat
(21.02.25)
Sıkıntı olmaz Ebay de anlık tl kuru üzerinden görürsün , Almancılar ( yanlış anlaşılmasın) diğer ülkelere göre korkar bu işlerden . Eğer burada bulamayacağın bir ürünse al , Yoksa minnet etme derim .
bu saat isi don almak gibi bisey ya bana super gelen senin icin bes para etmez ya da vice versa.
yatirim tavsiyesi olarak sunu diyebilirim, ben olsam 3bin avro bunlara verecegime gider ikinci el de olsa rolex alirim. yarin obur gun satiyim desen para eder.
0
cooperr
(18.02.25)
Junkers ve diğerleri arasında ciddi fiyat farkı var, bu nedenle bence rakip değiller.
Pvd kaplama olanı asla almam zira kaplamanın bir ömrü var ve mutlaka dökülecek.
Bence tarzı belirlemek lazım. Nomos ve Max Bill görece sportif saatler ancak Meister Kalender daha klasik bir saat. Hangisi size daha çok uyacaksa onu alın. Nomos 37 mm ile görece küçük bir saat. Max Bill ise kalibresi nedeniyle görece kalındır. Bence hepsini bileğinizde mutlaka deneyin, ardından karar verin.
3.000 Euro bütçeyle 36 mm bir Rolex bulma şansınız sıfıra yakın. Bulsanız da uzak durmanız daha hayırlı olacaktır bence. İkinci el olsun, markada sınıf atlayayım derseniz Omega, Breitling ve Tudor bakabilirsiniz.
0
10551037
(19.02.25)
2b ya da 3
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.02.25)
3000 euro'yu bu saatlere bağlamazsım ama nomos'a niyeyse bir sempatim var.
bu marka saatlere bu parayı vermezdim +1. bu fiyatlara çok daha iyi swiss markalar bakardım. o sebeple 4a veya 4b tamamen giyim tarzınıza göre. ben 4a derdim.
Dişler kolay kolay elletilecek şeyler değil bana göre. Şahsen kendi takıntım olmasaydı gayet de sorun olmayacak kadar düzensizlikte dişlerim vardı. Kendi takıntımdan dolayı tel taktırdım, iyi ki o zaman taktırmışım, daha da yapamazmışım. Ha, teller çıktı ne oldu? Gülüş tasarımı gerekiyor şimdi, benim hekimim de beni bu anlamda yönlendirmedi, bilgi vermedi, ben başkakarından duydum. Ne oldu, param yetecek mi onu yaptırmaya bilmem.
Parası olmayan veya öncelikleri çok daha başka ve güçlü olanlar ne yapsın, mecburlar mı pek de problemli olmayan dişlerini yaptırmaya? Saçma bence.
0
muhayyer divan
(07.02.25)
Genelde zahmetli ve rahatsiz edici/korkutucu tedavileri olması gibi geliyor bana.
Mesela çok zenginsin ama dişlerin çarpık diyelim. Düzeltmek için diş teli ya da düzeltici neyse işte ondan takman lazım ve bugünden yarına olacak bir şey değil. Parasını vereyim 3 günde hallolsun diyemediğin için "Aman çarpık kalsın" diyebiliyorsun.
Cerrahi çekim gibi tedaviler işlem esnasında rahatsiz edici ve gergin, işlemden sonra birkaç gün ağrılı süreçler. Kanal yaptırmadım hiç ama o da sınıntılı bir süreç gibi. Protez yıllar önce babam yaptırmıştı, o da uğraşmak gereken bir iş.
Yani bence de ihmal etmeleri mantıksız ama ihmal etme sebeplerini anlıyorum. Hak vermiyorum ama dediğim gibi.
Edit: ya mesela geçen sene diş taşı temizlettiğimde burnum tıkalıydı. Diş taşı temizliği yani en basit işlem di mi? Ağzım açık dururken burnumdan düzgün nefes alamadığım için boğuluyodum az kalsın ahdhs geniz akıntım da vardı ağzımdan da verimli nefes alamadım. Bi yandan vızzzzz diye iğrenç ses ve diş taşlarını temizlerken diş etlerinde hafif sızlamalar da oluyor. Birkaç dakikalık en basit işlemde bile stres oldum. Yine şimdiye kadar 3 kez 20lik diş çektirdim cerrahi olarak. Hep erteleye erteleye sorun çıkartana kadar bekledim. Yani diş bakımımı ihmal eden biri değilim ama hep zor geliyor bana da da diş tedavileri.
0
nundu
(07.02.25)
kücükken dis teli yüzünden olusmus travmalari.
0
sonsuz
(07.02.25)
Yakın zaman öncesine kadar diş teli tedavisinin sağlık için değil, kozmetik sebeplerle yapıldığına inanılırdı. Öyle ki diş teli tedavisi olan çocuklar okulda akran zorbalığına maruz kalabilirdi. Hala o kafayı değiştirmemiş olanlar ya da kafa değişse bile artık bizden geçti diye düşünenler vardır.
0
Mirket
(07.02.25)
Eskiden diş işleri oldukça acılı idi, şimdi teknoloji gelişmiş, eskisi gibi acımıyor.
0
parka
(07.02.25)
aklima direkt feridun duzagac geldi. bence hayat kalitesi/gorusuyle alakali bir durum. icine sigara icmeyi, bosvermisligi, tembelligi herseyi koyabilirsin.
edit: bu cevaptan sonra google'a baktim son hali nasil diye. adamin tum fotolarinda agzi kapali asddsfjhdsj:)
0
buenosdias
(07.02.25)
vizyonsuz zenginler olduğu için. bir arabaya on milyonlar verir, bir akşam yemeğinde binlerce liralık hesap öder ama çarpık sapsarı dişlerle dolaşır. aslında ülkenin son dönemdeki en büyük sorunu bu vizyonsuz, eğitimsiz, görgüsüz zenginlerdir.
0
my fault
(07.02.25)
Varlıklı biri değilim ama diş sağlığını boşvermiş bir insan olarak cevap verebilirim bence. Sebebi küçük yaşta dişçi korkusu yaşamaktı benim için. Sonrasında hiç yumurta kapıya dayanmadan dişçiye gittiğim olmadı. Ama dönüp bakıyorum keşke gitseymişim. Şimdilerde başladım hala zor ama aşmaya çalışıyorum o korkuyu. Acısa da öldürmez dinliyorum dişçide işlemler yapılırken. Böyleli işte.
0
Pass this on
(07.02.25)
dişçi korkusu.
0
mathilda.may
(07.02.25)
dişçi korkusu, bir de bende öğürme var, doktor benim ağzıma rubberdam yaparak dolgu yapıyor.
dişlerimi fırçalarken bile öğürme geliyor. o aletler sokunca baygınlık geçiriyorum.
Merhaba.Bu süreç nasıl işliyor, hiç bilgim yok.Yaklaşık 1 ay sonra poliçem bitecek.Mevcutta Türkiye Finans gibi çok da muhatap olmayı istemediğim (bir sürü bankada hesabım olsun istemiyorum) ve yalnızca arabayı alırken uygun kredi imkanı sağladığı için kullandığım bir bankadan poliçem var. Tekrar ay
Merhaba.
Bu süreç nasıl işliyor, hiç bilgim yok. Yaklaşık 1 ay sonra poliçem bitecek. Mevcutta Türkiye Finans gibi çok da muhatap olmayı istemediğim (bir sürü bankada hesabım olsun istemiyorum) ve yalnızca arabayı alırken uygun kredi imkanı sağladığı için kullandığım bir bankadan poliçem var. Tekrar aynı yerde mi devam etmeliyim? Başka teklifleri almak için ne yapmam lazım? Nereye başvurmam gerekiyor? Ve bunu ne zaman yapmalıyım?
0
depresif çocuk (08.01.25)
poliçenin bitişine 2 hafta kala yapabilirsin. süre sonuna ekleniyor. en uygun fiyatı genelde sigortam.net veriyor.
banka rehini (kredi) devam ediyorsa kaskoyu "genişletilmiş kasko" seçmen lazım. ayrıca banka şubesi vs. bilgilerini de gireceksin. site seni yönlendiriyor zaten çok basit.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(08.01.25)
poliçenin bitmesine 15 gün kala yeni teklif veriyorlar. öncesinde teklif vermiyorlar. yani 15 gün kaladan itibaren yapabilirsiniz.
sigortam.netten bakabilirsiniz. tanıdığınız sigortacı varsa sorabilirsiniz. sıfır araba aldıysanız aldığınız bayide de sigortacı vardır, oraya da sorabilirsiniz.
0
inheritance
(08.01.25)
bi tane aracı sigortacı bulabilirsin. ondan teklif alıp whatsapp üzerinden bile halledersin. ya da sigortam.nete bakabilirsin.
benim sigortacım var mesela poliçe bitmeye yakın fiyat alıyorum. sonra sigortam.netle karşılaştırıyorum. ucuz olanı yaptırıyorum içerik aynısa. sigortanın direkt en ucuzunu yaptır geç onda kapsam pek değişmez. kasko kapsamı önemli
0
jelly bear
(08.01.25)
referansla bir sigorta brokeri bulun. size bir iki soru soracak ve hangi firmanın sizin için en iyisi olacağını belirleyecektir. kasko, "neyse parası verdim işim bitti" denilecek bir şey değildir. hasar anında "ah keşke biraz daha para verseydim" dersiniz. sigorta firmasını da, brokeri de ucuzundan seçmeye çalışmayın. (genel olarak) sigorta firmasının ucuzu her şeyden kısmaya çalışırken, düzgünü (yani pahalısı) 3-5'e takılmaz, size yardım etmeye çalışır. broker'in ucuzu işi bilmezken, düzgünü hem poliçe hazırlanırken, hem de hasar anında size en iyi hizmeti verir. düzgün brokerlerin hasarla ilgilenen ayrı kişileri vardır, daha düzgün hizmet verirler.
eğer referansla broker bulamıyorsanız, bana mesaj atın ben size bir firma ismi vereyim.
(acente, tek bir sigorta şirketi ile çalışır. broker istediği tüm sigorta şirketleri ile çalışabilir) (bu anlamda bakıldığında sigortam.net de bir sigorta brokeridir)
Merhaba.Yeni aldığım aracın 1 yılı dolmak üzere ancak ben henüz 500 km falan yaptım. Bunu yine de 1000 km bakımına götürebiliyor muyum? Bir de aracı fazla kullanmadıysam götürmeme gerek var mı?
Merhaba.
Yeni aldığım aracın 1 yılı dolmak üzere ancak ben henüz 500 km falan yaptım. Bunu yine de 1000 km bakımına götürebiliyor muyum? Bir de aracı fazla kullanmadıysam götürmeme gerek var mı?
0
depresif çocuk (02.01.25)
10.000 km bakimi olabilir mi? Garantisinin devam etmesi icin vaktinde goturmek gerekiyor diye biliyorum. Zaten 1 yil dolunca kilometre gelmese de yag degisimi falan yapilmali. Nasil oldu da bu kadar az kullandiniz? Bu arada bu 500 km de sirf sehir ici yapildiysa aracin uzun vadeli sagligi icin iyi degil. Arada otobanda bir sure stabil gitmesi yaglanmasi icin iyi oluyor.
0
mbond
(02.01.25)
Ya 1 yıl ya 10.000 km diyorlar. Km dolmazsa yıla bakıyorlar. 1 yıl dolduysa götüreceksin mecbur. Yağ, yağ filtresi değişecek. İşçilik vs volkswagen servisi yılbaşından önce 7500 tl alıyordu.
Yağ değişmesinin sebebi alışkanlık özelliğini zamanla kaybeder, bayatlar yani. Arabayı kullanmadım her şey sapasağlam diye düşünmeyin. Aksine köşede yatan arabalar daha fazla masraf çıkarır. Sahibinden.com'da Garaj arabası, hiç kullanılmadı, yepyeni tarzı ilanlardan da uzak dururum bir yılda ortalama 10bin km üzeri yol yapmış arabalardan da uzak dururum şahsen ben.
Edit: 1 yıl dolunca servis bakımı ışığı yanar muhtemelen zaten servise götürün diye.
0
Cesario
(02.01.25)
öncelikle baya şaşırdım. senede 500 km yapmak için mi araç aldınız kötü olmuş.
bakım her 1 yılda veya arabaya göre değişmekle beraber 10-15-20 bin kmde bir yapılır. sizin 1 yıl dolmuş bu durumda km önemsiz. araba 1 yıl yatsa bile bakım yapılmalıdır. hatta 1 yıl yatması 1 yıl çalışmasından daha zararlı olabilir.
götürmenize gerek var aracın sağlığı için. ayrıca götürmezseniz de garantisi bozulur varsa.
0
jelly bear
(02.01.25)
1000 km bakımı denilen şey esasında genel bir kontrolden ibaret, bir bakım yapılmıyor yani. araçta ters giden bir şey var mı, yağ ya da su eksiltiyor mu, beyinde herhangi bir arıza kodu vermiş mi gibi yarım saatlik bir check up gibi düşünebilirsiniz. 1 yıl bakımında ise aracınızın motor yağı ve ıslak/kuru filtreleri değişecek. dolayısıyla direkt 1 yıl bakımına götürüp henüz 1000 km olmadığı için kontrole getirmediğinizi söylemeniz yeterli.
0
robin crusoe
(02.01.25)
Götürmenize gerek var mi; arac garantideyse ve bakım süresini kaçırırsaniz garantiden çıkıyor diye biliyorum. Bakim sadece km ile alakalı olsa sırf km yazarlardi.
500km için araç almak kötü olmuş+1. Kullanmamak iyi değil araba için, lastikler için.
0
logisticsmanager
(02.01.25)
1000 km bakımı diye bir şey yok. Bizde volkswagen var mesela, bir yıl veya 15.000 km dolunca getirin dediler. 500 km de olsa bir yıl olduysa götürmeniz gerekir. Götürmezseniz ileride olası bir arızada garanti kapsamıyla ilgili sıkıntı yaşarsınız.
Siyah rengi kapalılık, yas ve hüzün gibi şeyleri çağrıştırıyor gibi geliyor. Sanki bu tarz pozitif durumlarda hep beyaz tercih ediliyor. Bu konuda genel kabul görmüş bir yaklaşım var mı?Siyah renk bana çok yakışıyor ama iş yerinde önemli bir ödül alacağım için uygunsuz da giyinmek istemiyorum.
Siyah rengi kapalılık, yas ve hüzün gibi şeyleri çağrıştırıyor gibi geliyor. Sanki bu tarz pozitif durumlarda hep beyaz tercih ediliyor. Bu konuda genel kabul görmüş bir yaklaşım var mı?
Siyah renk bana çok yakışıyor ama iş yerinde önemli bir ödül alacağım için uygunsuz da giyinmek istemiyorum.
0
depresif çocuk (23.12.24)
nickinin hakkini ver yegen. seni oldugu gibi kabul etsinler.
0
buenosdias
(23.12.24)
Rahibe gibi örtünmeyecekseniz, cenaze kreasyonundan giyinmeyecekseniz kimsenin aklına yas veya hüzün geleceğini sanmıyorum.
ahaha yoruma bak: (gemini çevirisi) "2011 yılında, Christian Bale, bence tüm zamanların en tuhaf Oscar görünümlerinden birini sergiledi: şal yaka smokin ceketi, siyah gömlek, yelek ve açıklanamayacak şekilde siyah bir kravat. Bir cenaze görevlisine benziyordu." www.latimes.com
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
beyaz iyidir, ödül alınacak yerde abes kaçar bence.
- bu ödülü ezilen işçi kardeşlerim içinn, yok yok sadece siyah giyinmeyi seviyorum.
0
rhan
(24.12.24)
beyaz +1
0
durbidakka
(24.12.24)
yani acikcasi global ya da ulusal bir ödül degilse erkek olarak klasik beyaz/Pembe/mavi gömlek, koyu renk ceket, ayni renk pantolon gereklilige göre papyon ya da kravat temiz cözümdür.
kadinlarda rengin hic ama hic önemi yok bence sadece kendine yakisitirilmasi cok önemli.
is yeri ödülünü gereksiz degerli hale getirmek liderlik olarak ciddi geri teper. gayet normal bir sey gibi karsilamak gerekiyor.
Hayalimdeki arabaydı, durumu düzeltince alacağım diye kendime bir hedef koymuştum ancak üretimi durdurulacakmış.Bunun bir alternatifi piyasaya sürülür mü sizce? Sürülmezse, bu durumda piyasadan kalkan bir aracın 2. elini almak mantıklı olur mu?
Hayalimdeki arabaydı, durumu düzeltince alacağım diye kendime bir hedef koymuştum ancak üretimi durdurulacakmış.
Bunun bir alternatifi piyasaya sürülür mü sizce? Sürülmezse, bu durumda piyasadan kalkan bir aracın 2. elini almak mantıklı olur mu?
0
depresif çocuk (12.12.24)
Volvo artık çinli bir marka, full elektrikli suv tarzı modellere dönüyor fakat
Volvo nun da sahibi olan firmanın çıkardığı polestar modeli belki volvo sedan s90 beklentini karşılar
Ya da aynı platformu kullanarak volvo amblemli sedan aşağı yukarı buna benzer
Polestar 1,2,3,4,5 diye google dan arat, markanın tasarım dili artık bu
Diyelim ki 30-40 gün birikmiş yıllık iznimiz var. İşten çıkmaya karar verdik. İşveren bizi bu süreçte, parasını vermemek için izinlerimizi kullanmaya zorlayabilir mi?
Diyelim ki 30-40 gün birikmiş yıllık iznimiz var. İşten çıkmaya karar verdik. İşveren bizi bu süreçte, parasını vermemek için izinlerimizi kullanmaya zorlayabilir mi?
0
depresif çocuk (09.12.24)
Bu yillik izinler bu yildan onceki yillara mi ait? Tam limitlerini bilmiyorum ama kullandirabilir diye dusunuyorum. Zaten normalde belli bir yil limiti var, her isveren dikkate almasa da izin haklari sonsuza kadar kumulatif ilerlemiyor diye biliyorum.
Bu arada su kismi da anlamadim, 30-40 gun izin kabaca 1,5 ay yapar, baska bir ise baslamiyorsaniz izni kullanmanizin bir zarari var mi?
evet kullandırabilir. işveren izin kullanacağınız günü seçebilir. izin kullanırsan da aslında parasını veriyor sonuçta maaş olarak.
0
jelly bear
(09.12.24)
evet, tabi ki kullandırabilir.
0
alicandan
(09.12.24)
sorudan bağımsız; prosedür gereği çalışan 10 günlük senelik izin kullanmak zorundadır. Hatta sene içerisinde kullanacağı ilk izin 10 gün olmak olmak zorundadır diye biliyorum ama tam emin değilim.
5 yun karisimli, sonbahar icin fena degil ama normal bahar/yaz icin kaba olur. tipi kotu bi de bence.
7 kadife kumas, uzerinde parmak izleri vs kalabilir. bi de biraz daha 40+ urunu gibi.
4 ceketten ziyade gomlek gibi. dis giyim urunu gibi durmuyor.
6 en klasik ve sikici olani, yine bi 45+ var hedef kitlesinde.
1-2-3 birbirinin bayaa aynilari, yaka keismleri haric. en normali 1 bence, standart erkek ince dis ceketi. ama daha notr/modern olsun diyorsaniz o zaman 2.
Farklı Sosyokültürel Yapıdaki Ailelerin Çocukları Evlenebilir Mi?
depresif çocuk
Şunu merak ediyorum.Diyelim ki ben ve hoşlandığım kız aynı seviyede eğitime sahibiz, gelir seviyemiz de aynı. İkimiz de mühendisiz ve durumumuz iyi, kendi başımıza geçinebilecek seviyedeyiz.Fakat onun ailesi tahsilli ve beyaz yakalı iken benimkiler köylü. Yaşam biçimi, alışkanlıklar ve ebeveyn-çocuk
Şunu merak ediyorum.
Diyelim ki ben ve hoşlandığım kız aynı seviyede eğitime sahibiz, gelir seviyemiz de aynı. İkimiz de mühendisiz ve durumumuz iyi, kendi başımıza geçinebilecek seviyedeyiz.
Fakat onun ailesi tahsilli ve beyaz yakalı iken benimkiler köylü. Yaşam biçimi, alışkanlıklar ve ebeveyn-çocuk ilişkileri anlamında ciddi farklılıklar var. Köyde yaşamıyorlar, şehirliler ama cahiller maalesef.
Bir de şu da var, ailemin beni yaşamda geri çektiğini düşünüyorum ve pek fazla görüşmüyorum. Aramız bozuk değil ama genel anlamda hayatıma çok etkileri yok ve aile bağlarımız kuvvetli değil.
Hal böyle iken, ailelerin tanışma faslı konusu aklıma gelince kendimi ezik ve yetersiz hissedecekmişim gibi geliyor. Bu işin oluru yokmuş gibi düşünüyorum. Yani aileler bir araya geldiğinde benim için ciddi bir imaj kaybı olacak. Sıkıntılı bir birey olarak görüneceğim. Bu sebeple sevgili konularında çok umutsuzluğa düşüyorum. Sanki ailem ile olan bu kopukluğum ortaya çıktığında karşı tarafın ailesi rasyonel ve katı bir duruş yapacakmış gibi bir önyargım var.
Kızına iyi bakmış, maddi imkanları görece daha iyi bir aile kolay kolay benim durumumdaki birine kızını vermeye ikna olmaz gibi geliyor.
Oluru var mıdır? Fazla mı karamsar bakıyorum?
0
depresif çocuk (28.11.24)
aileler müdahale olmaya yatkinsa her türlü oluyor. senin ailen, kendin öyle söyledigin icin söylüyorum, köylü, onun ailesi karadenizli, adamin boyu kisa vs bir türlü bahane bulabilirler.
kivanc tatlitug ve basak dizerin dügünene kivanc tatlitug'un ailesi katilmamistir. sebep ne? basak dizerin evlenip bosanmis olmasi..
önemli olan cocugun aileye ben bunu sevdim, bizi böyle kabul edeceksinizi hissetirecek kararli bir durus. yoksa aileler dügüne kadar kiz isteme bilmem ne diye görüsüyorlar, evlenince görüsmeyen de var.
kendinize ve iliskinize güvenmeniz lazim.
0
robert bosch
(28.11.24)
Bu karamsar düşüncelerle iyi anlaştığı kişiden uzaklaşanlar sonra daha kötü seçimler yapıyorlar. Siz de aileleriniz de iyi niyetli yaklaşırsanız hiçbir sorun yaşanmaz.
0
?
(28.11.24)
bu sorduğun soru, kız arkadaşın, onun ailesinin buna verdiği anlam, onların bir araya gelmesi vs hepsinin bağlamında değerlendirilmesi gereken bir konu.sana baktığımızda sen aileni beğenmiyorsun gibi sanki ?:( bence böyle yaşamak, kariyerinde de, aile hayatında da, kişisel hayatında da zorlar seni.
ailemizin bizi geri çektiğini düşünebiliriz, onların cahil olması bizi negatif anlamda etkileyebilir elbette ama çıktığımız kabuğu tanımadığımızda ve onlarla barışmadığımızda bana göre ''depresif çocuk'' olabiliyoruz :( bunu yargılayıcı bir yerden söylemiyorum, aksine bence bu sorduğun soru seni başka yerlere götürmeli, bence bu konuyu bir terapist bulup konuşmalısın. yazık değil mi sana? @? haklı bence.
bu arada soruna cevap, sen böyle düşündükçe, onların yaptığı yargılamaları içselleştireceksin, muhtemelen bu da seni, senin gözünde eşini, eşinin gözünde seni, onun ailesinin gözünde senin algını etkiler, somut olarak nasıl diyemem ama bilinçaltında bir şeyler değiştirime ve etkileme ihtimalin var dezavantaj olarak.
bu konunun üzerine düşün... ailenle ilgili böyle düşünmen, hayatının bir yerlerinde seni geriye çekmiş olmalı, onlar bir şey yapmasa bile?
0
damba
(28.11.24)
Kızın ya da kızın ailesinin bir şey demesine gerek yok ki. Sen kendi ailenden utanıyorsun ve öyle bir aileden gelmiş olmanın -nedense- utancını duyuyorsun.
Bugün İsmail Saymaz twitter'da babaannesiyle birlikte fotoğrafını paylaşmış Babaanne tam köylü. Yusuf Dikeçin annesiyle fotoğrafı vardı. Aziz Sancar'ın da o tarz fotoğrafları vardı. Söylediklerinden çıkardığım kadarıyla sen bir yerlere gelsen, ailenle fotoğraf çektirmek istemezsin.
Bence ayrıl o kızdan. Kız da ailesi de bu konuda ne kadar sorunsuz olursa olsun, senin içindeki kurt hep kemirecek seni.
0
Mirket
(28.11.24)
Bu konuda esas olan ailelerin anlaşabiliyor olması. Bu tarz genellemeler olmasının sebebi bu. Yoksa hiç fark etmez. Ancak işin gerçeği aynı yaşam tarzlarına sahip insanların birbirini kabul edip uyumlu yaşaması daha kolay. Ancak bu demek değil ki aynı tipte aileler her zaman anlaşabilecek... Çiftlerin ailevi geçmişleri birbirine yakın oldukça aksilik çıkma riski de azalıyor, ancak kaybolmuyor.
Mutlu evliliğin azımsanmayacak bir bölümünü o ilişkinin aileler tarafından kabul görmesi ve sevilmesi durumu oluşturuyor. Ne yazık ki böyle. Yani aileniz sizler için önemliyse, onları geride bırakmak gibi bir arzunuz yoksa ancak aileniz ilişkinize sıcak bakmıyorsa aileleri kendilerini ve karşı aileyi çok seven çiftlere göre daha farklı sorunlarınız olacağı kesin. Bunu söylemek için çok derin düşünmeye gerek yok. Bu iki tip çiftin hayat kalitesi bir olamaz.
Neticede ailelerinizin anlaşacağını düşünüyorsanız sorun yok. Ancak anlaşamayacakları belliyse iki kere düşünmekte fayda var.
0
akhenaten
(28.11.24)
Sınırlar ve itibarın korunmasına bağlı. Ayirararak ya da bu ayrık/farklılık yaratan durumu merkeze alarak bakılırsa alinganliklar olur.
0
encokbenisevinnolur
(29.11.24)
Türkiye'de olmaz. Aileler görüşmek ister ve sorun çıkar.
0
wd40
(29.11.24)
zorlukları var ama olmaz değil, olan örnekler var çevremde. zaten söylemişler ama önce siz ailenizden utanmayı bırakmalısınız bu karakterin gelişmemesi ile ilgili bir sorun.
tarkan ne demişti zamanında başkası olma kendin ol.
0
nuisance2
(29.11.24)
Türkiye' de olmaz -1. Olduğu vaki. Kendimden biliyorum.
Hocam muhtemelen az da olsa bi' kompleksiniz var bu konuda ki bu normal bi' şey. Eğer partnerinizle iyi anlaşıyorsanız, aileler hayatlarınıza çok fazla müdahale etmiyorsa veya buna izin vermiyorsanız; olur, olabilir. Önemli olan iki tarafın ailelerinin eğitim durumlarından ziyade; karakterleri.
0
kumandanim
(29.11.24)
aileler meraba meraba bayramınız kutlu olsun mesajı dışında pek görüşmeyecekse sıkıntı olmaz ama illa beraber bişeyler yapalım moduna gireceklerse biraz sancılı olabilir ama o da geçer.
Hiç aklımda yokken, bugün iş yerinden takım arkadaşım bana bir kız gösterdi. Sanırsam kız eşinin ekibindeymiş. Herhalde aralarında konuşup bizi birbirimize yakıştırmışlar. Arkadaşım beni, eşi de kızı yokluyor.Diyelim ki olumlu sinyal geldi. Bu tarz durumlarda işi bir adım ileriye götürmenin usulü ne
Hiç aklımda yokken, bugün iş yerinden takım arkadaşım bana bir kız gösterdi. Sanırsam kız eşinin ekibindeymiş. Herhalde aralarında konuşup bizi birbirimize yakıştırmışlar. Arkadaşım beni, eşi de kızı yokluyor.
Diyelim ki olumlu sinyal geldi. Bu tarz durumlarda işi bir adım ileriye götürmenin usulü nedir? Tecrübesiz ve çekingenim...
0
depresif çocuk (22.11.24)
Bi dortlu date yapilir orda tanisilir veya telefon alisverisi yapilir, whatsapp’tan konusma baslar, en kisa surede de date’e cikilir
0
mor oje
(22.11.24)
Arkadaşın sana konuyu açınca olur dersin, sana onun numarasını ona da senin numaranı verirler, kıza ulaşırsın, bir iki gün yazışırsınız aradaki buzlar kırılsın diye ön tanışma ve konuyu buluşmaya getirirsin ve buluşursunuz
0
grimavi
(22.11.24)
Ciddi işler için ideal ama takılma düşünüyorsan sıkıntı.
0
wd40
(22.11.24)
Maalesef bu coğrafyada ciddi ilişkiler bu şekilde bulunuyor. Kadınlar arkadaş + akraba referansıyla gelene daha çok güveniyorlar. Ciddi düşüncen varsa şansını bir dene.
Haftalık iş durumu toplantımız var. Burada amacım hafta boyunca nelerle meşgul olduğunu görmek, ilerleyişini takip etmek ve yapılan çalışmaları haftalık sunum vasıtasıyla dökümante etmek. Bu adam çalışıyor mu sorgulaması da yapıyorum bu toplantılarda ama esasen amaç fikir tartışması yapmak ve gençle
Haftalık iş durumu toplantımız var. Burada amacım hafta boyunca nelerle meşgul olduğunu görmek, ilerleyişini takip etmek ve yapılan çalışmaları haftalık sunum vasıtasıyla dökümante etmek. Bu adam çalışıyor mu sorgulaması da yapıyorum bu toplantılarda ama esasen amaç fikir tartışması yapmak ve gençlerin takıldığı konulara yardımcı olmak.
Fakat gördüğüm kadarıyla kendini baskı altında hissediyor. Bir şeyler sunmak zorunda hissediyor sanırım ve zamanla ilgili sıkıntısı var. Zaman baskısını sevmiyor. Bir türlü de haftalık toplantıda istediğim hazırlığı yapamadı şu ana dek. Hep noksanlık mevcut.
Ben hem bu bahsettiğim kontrol mekanizmasını elden bırakmayıp hem de çalışanın kendini daha rahat hissedeceği bir çalışma tarzına nasıl geçebilirim sizce?
0
depresif çocuk (31.10.24)
buyuk resmi gormeni saglayacak ufak tasklar ver. sonra bunlara 2 gun onceli fake deadlinelar ver. 2 gun gec gonderirse ok dersin. eger onu da yapamiyosa escalate et gec.
0
buenosdias
(31.10.24)
işin mentorluk kısmını ve bu toplantılara yapılan hazırlığı angarya olarak görüyordur.
0
orpheus
(01.11.24)
siz neden bu adam calisiyor mu sorgulamasi yapiyorsunuz? O yoneticisinin isi degil mi?
mentorlugu ne kapsamda yapiyorsunuz? liderlik, profesyonel gelisim, problem cozme, sunum yetenekleri vs? ikiniz de ayni fikirde misiniz bu mentorluk iliskisindeki beklentilerinizde?
benim simdiye kadar tecrube ettigim kadariyla mentorluk mentor edilen kisinin ihtiyaci ile sekilleniyor. yani onun size bir problemle, dertle, tasayla gelmesi lazim ki siz yardimci olabilesiniz. sizin ondan istediginiz alakali alakasiz seyler, ona fayda saglayacak olsa dahi o istemedikce angarya olarak gorulur, zamanini 'gercek isine' ayirmayi tercih eder.
kendisine danisin nasil bir formatta (kapsam, siklik, gorusme sekli) ilerlemek istedigini. en nihayetinde o istemiyor veya useniyorsa da kendi bilir, siizn yapabileceginiz bisey yok baska.
Aslında sorun belli de, önemli mi emin olamadım.Yeni bir araba almıştım ve 2 ay kullandıktan sonra bir daha hiç binmedim. Arada akü bitmesin diye motoru biraz çalıştırıyordum. Bu şekilde kapalı otoparkta 6 ay kadar bekledi. Geçen bir çalıştırayım dedim ve araç yalpaladı, hareket etmedi. Yani gitmek
Aslında sorun belli de, önemli mi emin olamadım.
Yeni bir araba almıştım ve 2 ay kullandıktan sonra bir daha hiç binmedim. Arada akü bitmesin diye motoru biraz çalıştırıyordum. Bu şekilde kapalı otoparkta 6 ay kadar bekledi. Geçen bir çalıştırayım dedim ve araç yalpaladı, hareket etmedi. Yani gitmek istiyor ama gidemiyor gibiydi. Sonra lastikleri tam sağa çevirdim ve yerden kazınır gibi bir ses geldi. Akabinde araç hareket etti. Acaba aynı pozisyonda uzun süre kalmaktan ötürü kalıcı bir sorun olur mu? Bir 6 ay kadar daha bu şekilde tutacağım gibi.
0
depresif çocuk (30.10.24)
Sizce bu yalpalama olayı uzun süre aynı konumda beklemekten ötürü mü olmuştur? Kalıcı bir problem yaşanır korkusundayım.
0
🌸depresif çocuk
(30.10.24)
Aracınızı herhangi bir lastikçiye götürün, şöför kapısı içinde yazan lastik basınç değeri ne gösteriyorsa +2 psi daha ekleyerek lastiklere hava bastırın. Aracın uzun süre yatacağını söyleyerek kaçak kontrolü de yaptırın. Sonrasında bu şekilde park edersiniz. Tabii bunu söylerken yağ, antifriz, akü vs. her şeyin sorunsuz-eksiksiz olduğunu varsayıyorum.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(30.10.24)
Arabanın bu kadar uzun süre hareketsiz kalması lastikler için pek iyi değil, mümkünse arada bir tur atın. Yalpalama dediğiniz silkeleme gibi ise, aracın yakıtının raf ömrü dolmuş ya da dolmak üzere olabilir. En kısa sürede yakıt alıp eski yakıtın yeni yakıtla karışmasını sağlamanızda yarar var.
0
10551037
(30.10.24)
tahminen lastiklerin inmis, baska bir numara oldugunu sanmiyorum. akusu bitmesin diye arada motoru calistirmanin faydasi yok, zarari var. onun yerine kucuk aku sarj cihazlarindan almani oneririm. 6 ay yatirmakla araclara bisey olmaz. 6 sene yatirirsan baska.
0
cooperr
(30.10.24)
arac yalpaladi derken ne kastediyorsunuz tam anlamadim, bir de yerden kazinir gibi oldu ne demek tam? Elektronik el freni var ise onu indirmemissinizdir belki, kendisi indirmis olabilir. El freni yapismis, zorlayinca acilmis da olabilir
0
The_Lollok
(30.10.24)
fren hidrolik yağı falan olabilir mi, benimkinin yağları azaldığında ilk kalkışta zorlanarak kalktı ve tak diye ses gelmişti.
0
eja
(30.10.24)
araç kaç bin km? kaç yaşında bu da önemli.
0
mikahakkinen
(30.10.24)
uzun süre beklemelerde aracın süspansiyon sisteminde problemler olacağını okumuştum. o yüzden yalpalama olmuş olabilir.
0
xrated
(30.10.24)
lastikler yere yapışmış olabilir :) Yeni lastikler aynı yerde bir süre durunca ilk bir iki turda durduğu yerdeki çökmeyi hissedebiliyorsunuz. Bir kaç metre sonra normale dönüyor. 3-5 gün duran araçlarda bile olur biraz lastiğe ve araç ağırlığına bağlı olarak.
Bir de el freni balataları yapışabiliyor korozyonla. O yüzden uzun süre duracak şekilde bekleyecekse araç, el frenini çekmeyin, viteste/P konumunda bırakın (tabii düz bir zeminde).
0
burfak
(30.10.24)
lastikler dışında fren balataları yapışmış olabilir.
Bu olay kalktı mı? Nasıl yapabiliriz? Iphone veya Samsung düşünüyorum.
Bu olay kalktı mı? Nasıl yapabiliriz? Iphone veya Samsung düşünüyorum.
0
depresif çocuk (26.10.24)
Alışveriş kredisi
0
prole
(26.10.24)
xiaomi dükkanları ve samsung bayileri yapiyor taksit. ben samsung'tan aldim taksitle. eger dükkan ruhsati beyaz esya olarak geciyorsa taksit yapabiliyorlarmis.
Sevilebilir biri olmak ile başarıya koymak arasında negatif bir korelasyon var sanki. Bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Sevilebilir biri olmak ile başarıya koymak arasında negatif bir korelasyon var sanki. Bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
0
depresif çocuk (17.10.24)
Kimseyle kavga etmeden, tartışmadan. Hep "tamamdır, can sağlığı, sen öyle diyorsan öyledir" diyerek.
0
Shepard
(17.10.24)
doğru iletişim dili burda anahtardır. ne çok egolu, ne çok alçak perdeden, dengeli, samimi ve güvenilir bir duruşu devamlılıkla göstermek lazım. yoksa her başarılı insan sevilmiyor diye bir durum görmedim. ya çok sikko egolu insandır, ya milletin arkasından iş çevirerek ya da etik sınırlarda dolanarak kazandığı başarıyı başarı diye yutturuyordur. yıllarca çok kurumsal ve büyük bir firmada çalıştım. başarılı olup sevilen birçok arkadaşım oldu.
0
awlmi
(17.10.24)
Kurmuyorum?
Ben istediğim kadar denge kurmaya çabalayayım, herkes kendi tıynetini yerine getiriyor. İş yerimde kim beni sevmek zorunda ki? Ben kimi sevmek zorundayım? Hiçbir mecburiyet yok. Ama saygısızlık olursa o zaman iş değişir.
Kimseye saygısızlığım yoktur, olmamıştır, olmaz da. Kimseye küçümseyen veya alaycı veya kibirli davranışların olmamıştır, olmaz da. Kimsenin ayağını kaydırmak gibi rezilliklere girişmedim, girişmem de. Benimle daha geçinemeyen insan ruh hastasıdır derim.
0
muhayyer divan
(17.10.24)
Başarıya giden her yol mübah olmadığı için nasıl başarılı olduğun da önemli. Başarı hırsı, sıfır kötü niyet olsa bile, başkalarına negatif gelebilecek adımlara yol açabilir. Sen kendince adil oynamışsındır, örneğin ufak bir başarıyı bile ben yaptım ettim diye anlatmak bi şekilde orada katkısı olan başka biri tarafından tüm payeyi kendine çıkarttı olarak anlaşılabilir.
Basit bir taktik, elle tutulur sonucu sana yazılan bir başarıda oraya katkısı olan diğer insanları da an. Azsa bile söyle. Herkese söylenmiyorsa da git yöneticisine söyle. Yüzüne söyle. Alçakgönüllü ol.
Ben başarılı olduğum yerlerde hep sevilmişimdir, asıl başarısız olunca şirret bir insana dönüşüyorum, herkesle kapışıyorum.
Birini yenerek sonuca ulaşmak yerine onunla beraber olarak sonuca ulaşmak lazım. O kişiyi "yendiğinde" zafer elde etmiş oluyorsun ama aynı zamanda düşman kazanmış oluyorsun. Ben yeri gelince "bak ben bişi yapıcam senin götünde patlayacak çünkü zamanında işini iyi yapmamışsın. Bunun seni kötü hissettirmesini istemiyorum, herkes hata yapar. Gel bana yardımcı ol bu konuyu beraber iletelim, sorun çıkmasın" diye yaklaşırım. Genelde de karşılık bulur, bulmadığında adil oynamış olursun ve bunu diğerlerinin görmesini sağlarsın, günah senden gider.
İş ortamında kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama yardımsever ve iyi niyetli olduğunu belli eder şekilde hareket edersen sevilirsin.
0
Bruce
(17.10.24)
işyerinde başarılı olmaktan maksat nedir mesela? Eğer konunuzda uzman olmak ve verilen görevleri tam ve zamanında iyi bir şekilde yapabilmek ve geliştirebilmek ise zaten işyerinde gerçek tatmin ve amaç bu olmalı. İş yerinde sevilmek ise sadece olası tehlikelerden sizi koruyabilecek olan bir meta olarak görülebilir. Bu anlamda faydalıdır Ancak sevgi ihtiyacını işyerinden alınmaya çalışılması çok gereksiz bir şey. Takdir edilmek daha tatmin edici. Aslına bakarsanız sevilmemek bir başarı göstergesi bile olabilir zorba değilseniz. Çünkü içten içe başarınız kıskanıldığı için düşmenizi bekleniyordur. Buradan bakarsak evet negatif korelasyon.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
Herkese iyi davrandığım için kimseyi aslında sevmediğim belli olmuyor
0
Hallegadola
(17.10.24)
Vallaha iş yerinde herkes ne kadar hırslı ne kadar çalışkan olduğumu vs biliyor. Ama herkes de beni çok seviyor. Çünkü herkesin yardımına koşarım, herkese kibar davranirim, hayatlarini dinlerim. Excellerine, it sorunlarina yardım ederim. Hanim bir şeyler yapar getiririm, her Türkiye'den dönüşte her kata Tuğba kuruyemiş ürünlerinden getiririm falan.
Kısacası benim açımdan böyle bir olay yok. Hem çok sevilirim ki ben de onlari severim, hem de is yerinde basari pesinde olan biri olduğum bilinir.
0
logisticsmanager
(17.10.24)
İşte kimsenin beni sevmesine gerek olduğunu düşünmüyorum amacım işimi iyi yapmak çünkü. Kibar ve mesafeliyimdir, sevileyim diye çaba harcamam. İşime engel bir durum oluşursa duygusala bağlamadan gereğini yaparım.
Ev Sahibim Gizliden Tahliye Taahhütnamesi İmzalatmış
depresif çocuk
Bunun amacı nedir? Geçerliliği nedir ve süresi ne kadardır?Bu adam bir sonraki dönemde istediği kadar kira zammı yapabilir mi demek oluyor bu?
Bunun amacı nedir? Geçerliliği nedir ve süresi ne kadardır?
Bu adam bir sonraki dönemde istediği kadar kira zammı yapabilir mi demek oluyor bu?
0
depresif çocuk (05.10.24)
tahliye taahhütnamesini çoğu kişi imzalatıyor. onun bir süresi yok zaten tarih de atmıyorlar ona, seni çıkarmak istediği zaman tarih atılıyor. sana zam yapmak için değil rahatça evden çıkarabilmek için imzalatılan bir şey
0
respect
(05.10.24)
Gizliden nasıl imzalatılabilir, Bir nüshası sende var mı?, gördün mü? Nasıl bir şey, tarih var mı?
0
Mirket
(05.10.24)
sürekli eve kağıt gelecek mi bakmak lazım. icra davası açıp çıkartıyorlar çünkü o kağıda bağlı olarak. 15 gün içinde itiraz yoksa çıkarılıyor.
0
ShadowOfMoon
(05.10.24)
1.Amaç yasal kısıtlamalar yüzünden (bknz: geçmiş senelerdeki %25 sınırlaması) kiranın kuşa dönmesi durumunda, kirayı rayiç değere çekebilmek için koz olarak kullanmak. 2.Amaç kiracının eve zarar vermesi, komşuları rahatsız etmesi vs. gibi uç durumlarda dolambaçlı yasal süreçlerle uğraşmadan kiracıyı nispeten daha kolay tahliye edebilmesi.
Taahhütnameyi her sene rayiç bedele yükseltmek için kullanması da mümkün tabi ama bireysel kiralamalarda ben bunun çok fazla yaşandığını zannetmiyorum. Yapsa bile kiracının çıkarken dava açıp yasal oranın üstünde yaptığı artışları geri alması mümkün olabilir. Kirasını düzgün ödeyen, zarar vermeyen kiracıyı evsahibi çıkarmak istemez.
Daha önce gürültü sebebiyle tartıştığım bir komşum var. Kapıma dayanmış ve tehditler savurmuştu. Karakolluk olmuştuk ve şikayetçi olmuştum.Bugün yine sağa sola küfür edince araştırdım biraz neyin nesidir diye. Adam daha birkaç ay önce 100 gram uyuşturucu ile yakalanmış Haberde cezaevine gönderildiği
Daha önce gürültü sebebiyle tartıştığım bir komşum var. Kapıma dayanmış ve tehditler savurmuştu. Karakolluk olmuştuk ve şikayetçi olmuştum.
Bugün yine sağa sola küfür edince araştırdım biraz neyin nesidir diye. Adam daha birkaç ay önce 100 gram uyuşturucu ile yakalanmış Haberde cezaevine gönderildiği söyleniyor ama adam şu an yanımda birilerine küfürler savuruyor.
Konunun bu sefer benimle alakası yok ama tedirgin oldum.
Kira kontratımı da daha dün yeniledim. Sizce taşınmalı mı? Nasıl bir önlem alabilirim?
0
depresif çocuk (04.10.24)
daha bugün bir bağımlı önce iki kişiyi katledip daha sonra surların tepesinden int*har etti. hukuki olarak gerekli önlemlerin alınacağından emin olsanız bu tereddüte düşmezdiniz diye düşünüyorum. rahat bir şekilde kafanızı koyup uyuyamayacağınız evde kalmak yerine imkanlar elveriyorsa taşınmak daha uygun geliyor.
0
Sumashi
(04.10.24)
Okurken ben endişelendim. Lütfen gerekirse imkanlarınızı zorlayarak taşının oradan.
0
visnebahcesi
(04.10.24)
Genelde sesi çok çıkanın icraatı az olur ama en ufak seste aklına hep bu konu gelecek. Adamın oralardan gitme durumu yoksa siz taşının, huzur önemli.
0
HellKeePer
(05.10.24)
Hemen taşın. Tabi ev bulabilirsen kendine uygun. Ev sahibini hiç düşünme. Dava açsa itirazlar falan 3 seneyi bulur, hiçbiri bununla sonuna kadar mücadele etmez, kira kontratıni yenilemen hiç önemli değil yani. Ama gideceğin yer daha güvenli olur mu bilemem :)
0
fakat
(05.10.24)
Bir cezaevi çalışanı olarak söylüyorum, allah hepimize kolaylık versin herkes dışarda. Çevre seçmek tek yapabileceğimiz şey. Suçludan ve ortamlarından kaçın.
Kışın Kış Lastiği Olmadan Kesinlikle Yola Çıkamaz Mıyız?
depresif çocuk
Araba cahilinden bir soru.Aracımda normal lastik var.Kışın ne gibi durumlarda yola çıkabilirim? Dört mevsimlik lastik alıp kafam rahat takılabilir miyim?
Araba cahilinden bir soru. Aracımda normal lastik var. Kışın ne gibi durumlarda yola çıkabilirim? Dört mevsimlik lastik alıp kafam rahat takılabilir miyim?
0
depresif çocuk (29.09.24)
Güvenlik açısından her mevsimin kendi lastiği iyidir ama kışın arabayı çok kullanmıyorsan ve bütçen de uygun değilse kışın da yaz lastiği kullanabilirsin. Ama karlı ya da 3-4 derecenin altında havalarda trafiğe çıkman tehlikeli olur. Onun dışında kış lastiği zorunluluğu binek araçlarda yok. Ben istanbul'da (ılıman iklim) kışın az araba kullandığımdan hiç değiştirmedim.
0
prole
(29.09.24)
Nerede yasadigina bağlı. İzmir'de kış lastiği takan duymadim görmedim misal. Ama kars soruyorsan sorunun cevabı başka.
0
logisticsmanager
(29.09.24)
Uzun süre +4 derecenin altında düşmüyorsa gerek yok. Dört mevsim işini görür. +4'ün altına 2-3 gün düşüyorsa falan düşüyorsa trafiğe çıkmazsın olur biter.
0
nawar
(29.09.24)
oncelikle elbette cikarsin, niye cikamayasin. kisin buz gibi ankara sogugunda normal lastikle cok araba surmuslugum var. bu tarz o olmadan olmaz vs gibi soylemler hep kapitalizmin insanlara mal satma cabasi. her seye o kadar optimize olmak sart degil.
evet kullanilan hamur farkli oldugundan soguk havada yol tutusu daha iyi olur kis lastiginin. ancak oyle cok da bir fark yok arada. hele hele araba surulmeyecek kadar hic degil.
kar yagiyorsa ve ozellikle tepelikli bir sehirde yasiyorsan o zaman cikma derim kis lastigi olmadan. normal bir kis gununde hicbir sey olmaz, o performans farkini anlamazsin bile.
0
antikadimag
(29.09.24)
ankaranin batisinda %95 dort mevsim yeter derim. ankara ve dogusunda sehire gore kislik gerekebilir.
0
cooperr
(29.09.24)
yeni lastik değiştirdim, istanbul için kar yağmadığı ve sıfırın altına düşmediğin sürece kışın yaz lastiği kullanabilirsin dedi usta tabi kısa mesafe kullanıyorum ben uzun yol için hiç sormadım.
0
eja
(29.09.24)
romanyada aralıktan nisan ortasına kadar kış lastiği kullanıyorum çünkü hava cidden soğuk oluyor. yaz lastiğinin sertleştiğini hissediyorum ama romanya'ya taşınmadan önce kış lastiği nedir bilmezdim. ankarada ailemde 4 mevsim lastiği var.
irili ufaklı 7-8 tane kredisi olan ama hepsini maaşının son kuruşu ile geciktirmeden ödeyen biri için bankalar ne düşünür?1. Helal olsun, krediye fısıldayan adam.2. İflas etmiş, bir daha kredi vermeyelim buna.Bu bağlamda, kredi puanı nasıl etkilenir?
irili ufaklı 7-8 tane kredisi olan ama hepsini maaşının son kuruşu ile geciktirmeden ödeyen biri için bankalar ne düşünür?
1. Helal olsun, krediye fısıldayan adam. 2. İflas etmiş, bir daha kredi vermeyelim buna.
Bu bağlamda, kredi puanı nasıl etkilenir?
0
depresif çocuk (16.09.24)
Ödemelerin düzenli olması kredi skorunu olumlu etkiler ancak skorun yüksek olması bir kredi daha almak için yeterli değil. Algoritmasının detaylarını bilmiyorum ancak kredi skoru kredi borcunun gelire oranını dikkate almıyor olabilir, haliyle kredi skorunuz yüksekse bile bir bankaya gidip kredi çekmek istediğinizde onlar bu hesabı yapıp başvurunuzu reddedebilirler.
0
salihdt
(16.09.24)
Benim kişisel tecrübeme dayanarak bildiklerim şu şekilde doğrusu yanlışı olabilir %100 eminim diyemem. Ancak kredi puanıma önem veriyorum işim gereği o yüzden bildiklerim şu şekilde:
Öncelikle kredi puanının gelirle alakası yok. Birden fazla parametre var puan hesaplanırken * en önemlisi kredi borcunun zamanında ödenmesi * çok fazla kredili ürün başvurusu yapmak olumsuz etkiler. * kredi kartı limitinizin tamamını kullanıyor olmanız olumsuz etkiler. Yarısını kullanıp yarısını boşta bırakın mümkün olduğunca * hiç kredili ürün kullanmamak veya az kullanmak da olumsuz etkiler. Tabi sizin durumunuz bu değil gibi görünüyor. * bir kredi kartını uzun süre kullanmak olumlu etkiler. devamlı yeni kredi kartı çıkarıyorsanız olumsuz etkiler.
Yani mantıken ihtiyacı olduğunda kredi çeken ve borcunu zamanında ödeyen adamın kredi puanı çok yüksek olur.
Eğer bu kadar fazla kredi kullnıyorsanız ve diğer herşeyiniz yerli yerindeyse benim tahminim sizin kredi puanınız iyi seviyesinde kalır çok iyi seviyesine çıkamayabilir.
0
nuevo
(16.09.24)
önceki cevapta belirtildiği gibi, düzenli ödüyor olmanız avantajsa da toplam limitin kaçta kaçını kullandığınız da çok etkili.
kredi kartları ve nakit avans (esnek hesap) gibi ürünlerdeki limiti de kullanıyorsanız puanınız düşer ve tekrar verilmeyebilir.
yeni bi kredi alacaksanız, türüne göre verilebilir. hatta bunları kapatacak tek bi kredi bile teklif edilebilir ya da düşünebilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(16.09.24)
Kredi başvurusu yaptıkça ve kullandığın kredi tutarı arttıkça kredi skoru düşer. Zamanında ödeme yaptıkça kredi skorun yükselir.
Bankalar ne düşünürden kastın yeniden kredi başvurusu yaparsan olumlu sonuçlanması mı? Kredi sayısından çok aylık taksit ödemeleri/aylık gelir önemlidir. 1 kredin vardır aylık ödemesi gelirine göre çok yüksektir, ikinci krediyi çekemezsin. 5 kredin vardır aylık toplam taksit tutarı gelirine göre düşük kalıyordur; 6,7. krediyi çekersin. Bu kişiden kişiye göre çok değişkenlik gösterir.
Bankalar her zaman ürün satabildiği ve ödemelerini zamanında yapan müşterisini kaybetmemeye çalışır. Bankalar için "iflas etmiş" şeklinde bir kategori yok ama buna en yakın olan 90 günden fazla yapmamış ve kanuni takibe düşmüş müşteriler olabilir. Yani kredi sayısı çok diye müşteri iflas etmiş diye düşünülmez. 30-60-90 günlük gecikme periyotlarına göre müşteriler izleme/yakın izleme/yasal takip sınıflarına alınır. Yasal takiple alacaklar tahsil edilemezse varlık yönetim şirketlerine kredi portföyleri satılır.
Sonuç olarak kredi risklerin arttıkça skorun düşer, düzenli ödeme yaptıkça toparlanır. Kredi sayısından çok aylık taksitlerin aylık gelire oranı önemlidir. Kredi sayısı fazla diye müşteri iflas etti şeklinde düşünülmez.
Maile Yanıt Vermeyen İş Arkadaşını Şikayet Etmek İçin Gerekli Süre
depresif çocuk
Medeni bir şekilde mail atıp bir talepte bulundunuz. Cevap gelmedi. Skype'tan da yazdınız, ona da yanıt gelmedi. 5 iş günü sonra tekrar bir hatırlatma maili attınız. Yine cevap yok.6. günde yöneticisine şikayet maili atmak uygun mudur?Şikayet ederken kendi yöneticinizi de CC'de tutar mısınız?
Medeni bir şekilde mail atıp bir talepte bulundunuz. Cevap gelmedi. Skype'tan da yazdınız, ona da yanıt gelmedi. 5 iş günü sonra tekrar bir hatırlatma maili attınız. Yine cevap yok.
6. günde yöneticisine şikayet maili atmak uygun mudur? Şikayet ederken kendi yöneticinizi de CC'de tutar mısınız?
ya hocam bu sorular iyi güzel de, kimse bu kadar yoğun olamaz. kızı işyerinde piknik yaparken görüyorum. ne gibi bir aciliyet olabilir ki. maile cevap yazmamak nezaketsizlik. yapamıyorum da bir cevaptır ve ona göre planımı yaparım ben de.
0
🌸depresif çocuk
(12.08.24)
bazan 15 gün dönemiyorum şakasız.
ama boş görünüp böyle ise cevap eskale etmek.
üstüne atın maili. kendi üstünüzü de koyun cc ye.
0
baldan kaymak
(12.08.24)
Cc ye yöneticinizi ekleyerek aciliyetinizi, dönüş beklediğinizi yazın. Yine dönmezse yöneticiniz yazsın yöneticisine ekipten başka yönlendirebilecek biri var mı der muhtemelen. Ben bazen yoğunluktan talebi alıp yapmama karşın yaptık maili bile dönemiyorum. Kibar kibar yazıyor insanlar çilekli ne oldu bu iş diye. Ben de insan gibi dönüyorum yaptık dönemedik kusura bakmayın veya yapacağız ama en erken şu tarih müsaitiz diye.
0
cilekli pasta
(12.08.24)
Türkiye'de iş etiği ve iş ahlakı eksikliği var ciddi seviyede. Özellikle beyaz yaka iş yapmadan iş yapıyor görünenler ile dolu. Hal böyle olunca zaman zaman masasına gitmek ya da koridorda karşılaşıp hatırlatmak gerekebiliyor. Haliyle uzaktan çalışma ve hibrit çalışma gibi işlerde en çok bu sebeple sorun yaşanıyor. Bir de 5 dakikalık iş için yapılan 30 dakikalık toplantılar var tabii ki. Şirketler de uzaktan çalışma ve hibrit çalışma gibi lütuflara bu yüzden sıcak bakmıyorlar.
Kendi yöneticinizi bilgide tutarak hatırlatma maili atın. Böylece hem iş ciddiye biner hem de sizin performans verilerinizde de sorun olmaz. Onda da dönüş olmazsa karşı yöneticinizden destek ya da karşı tarafın da yöneticisini bilge tutarak yazabilirsiniz. Bırakın yangın yeri olsun. Konunun dönüp sizin takip etmemenizde kalmasından iyidir.
0
nawar
(12.08.24)
Vallaha ben kendi yaptığımı soyleyeyim de hayatımda ne chate ne emaile cevap vermeyen birini görmedim; -emaila kendi müdürümü eklerim. -kendi müdürüm onun müdürünü ekler ve mail atar.
Sizin direkt karşı kişinin müdürüne eskalade etmeniz süper olmaz gibi. Ama dediğim gibi hayatımda chate bile cevap veremeyen insan denk gelmedim. Ben 200 m$ operasyon yönetiyorum, chate 5 saat geç olsa da cevap veririm. Misal az önce tam 8 saat önce yazılmış chate cevap verdim.
0
logisticsmanager
(12.08.24)
bazi cevaplara guluyorum kusura bakmayin cok iyi niyetlisiniz, yok bir haftadir calisiyormus tam yapacakmis gonderecekmis mesai yapmis falan. maili okuyup yanitlamak 5 dakikalik is. illa cozum urettigine dair bir yanit donulmesi zorunlu degil. talebi aldigini, degerlendirdigini, planlayacagini yazabilirsin, ne zaman planlayabilecegini, planlamayi sen yapmiyorsan ilgili kisileri vs eklersin maili cevirir isi uzerinden atarsin en kotu. o yuzden maile cevap vermemek hele 5 gun asla kabul edileblecek bir sey degil benim gozumde.
0
tahtakafa
(12.08.24)
acımayınız, çok düşünmeyiniz. bu huzusuzluk meyvesini şikayetle vermelidir.
0
diyecevaplandı
(12.08.24)
6 gun nedir ya. Cevaplarda da bekletenler varmis. Cok sasirdim. Ben atiyorum maili. O gun cevap gelmezse ertesi sabah yoneticiyi ccleyip bi daha yaziyorum. Ben bi maile en fazla bikac saat sonra cevap vermisimdir ki onda da kisiye isim var, bikac saate donucem yazarim.
0
Kittie
(12.08.24)
Valla benzer durumda cevap vermediğim durumlar oluyor ama daha önce defalarca benimle ilgisi olmadığına dair uyarıda bulunduğum konularda vs ise oluyor.
Onun haricinde benim sorumluluğumda bir şeyse ve kısa zamanda dönemeyeceksem, mesacını aldım canım kardeşim konu takibimde bilgi vericem şu işler hallolunca temalı dönüşümü yapıyorum ki oluru budur bence.
Yabıştır müdürünü gitsin.
0
materyalist imam
(12.08.24)
Valla eğer ki iş yerinde olmamak, sahada olmak, izinde olmak gibi bir durum yoksa hatırlatma mailinden sonra bile dönmeyen kişi için dediğinizi yapardım. Ayrıca @Kittie+1 birçok kişinin bunu normal görmesine acayip şaşırdım.
0
Amaranta ursula
(12.08.24)
telefonla arayıp isteyin.
yöneticiler şikayet eden değil çözüm üreten çalışan isterler.
benim onlarca outlook rulelarim yüzünden bazı mailler inboxima düşmüyor, her şey olabilir.
Yeni sayılacak bir arabam var.Aldım ama hiç kullanabileceğim bir durum oluşmuyor.Bunun 5-6 ay otoparkta beklemesinin bir sakıncası var mı?İlle de arada bir çalıştırmak gerekiyorsa, kontak çevirip biraz beklemek yeterli olur mu?
Yeni sayılacak bir arabam var. Aldım ama hiç kullanabileceğim bir durum oluşmuyor. Bunun 5-6 ay otoparkta beklemesinin bir sakıncası var mı? İlle de arada bir çalıştırmak gerekiyorsa, kontak çevirip biraz beklemek yeterli olur mu?
0
depresif çocuk (28.07.24)
Akü bitebilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.07.24)
ben bir seneliğine aracımı kapalı otoparka bıraktım. bırakmadan önce motor yenileme ustası akrabama sordum hiçbir şey olmaz bırak git dedi. en kötü ihtimalle aküsü biter dediç yakında döneceğim sonucu göreceğiz :D
0
bussuru1
(28.07.24)
6 ay kapalı otoparkta bıraktım döndüğümde bir sorun yoktu
0
sacrilegious
(28.07.24)
ChatGPT'ye göre doğabilecek sıkıntılar:
Akü Boşalması:
Akü, uzun süre kullanılmadığında kendiliğinden boşalabilir. Bu da arabanın çalışmamasına ve elektrikli sistemlerin devre dışı kalmasına neden olabilir.
Lastiklerde Hava Kaybı:
Lastikler, araç kullanılmadığında zamanla hava kaybedebilir. Bu, lastiklerin basıncının düşmesine ve hatta düzleşmesine neden olabilir.
Yakıt Bozulması:
Yakıt tankında kalan benzin veya dizel, uzun süre boyunca bozulabilir ve tortu oluşturabilir. Bu da yakıt sisteminde tıkanmalara neden olabilir.
Motor Yağının Kalitesinin Düşmesi:
Motor yağı, uzun süre kullanılmadığında viskozitesini kaybedebilir ve motor parçalarının yeterince yağlanmamasına neden olabilir.
Fren Sistemi Problemleri:
Fren hidroliği, zamanla nem çekebilir ve fren performansını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, fren diskleri ve balataları paslanabilir.
Paslanma:
Araç kullanılmadığında, özellikle nemli ve yağışlı bölgelerde, metal aksamlar ve egzoz sistemi paslanabilir.
Süspansiyon Sorunları:
Uzun süre hareketsiz kalan araçlarda süspansiyon sistemi esnekliğini kaybedebilir ve amortisörler sorun yaratabilir.
Elektrik Sistemi Problemleri:
Elektrik kabloları ve bağlantıları, uzun süre kullanılmadığında oksitlenebilir veya fare gibi kemirgenler tarafından zarar görebilir.
Klima ve Havalandırma Sistemi Sorunları:
Klima gazı ve sistemdeki sızdırmazlık zamanla azalabilir. Ayrıca, havalandırma kanallarında küf veya bakteriler üreyebilir.
Sıvıların Bozulması:
Soğutma suyu, fren hidroliği ve diğer sıvılar zamanla özelliklerini kaybedebilir ve işlevlerini tam olarak yerine getiremeyebilir. Kayış ve Contaların Sertleşmesi:
Kayışlar, contalar ve diğer elastomer parçalar uzun süre hareketsiz kaldığında sertleşebilir veya çatlayabilir.
Elektronik Sistemlerin Kalibrasyonunun Bozulması:
Modern araçlardaki elektronik sistemler, uzun süre hareketsiz kaldıklarında kalibrasyonlarını kaybedebilir ve arıza gösterebilir.
0
ananiyimioguz
(28.07.24)
detaylıca yazılmış, bildiklerim
akü bitebilir yağlama sorun yaratır
0
baldan kaymak
(28.07.24)
ChatGPT +1
0
pispinti
(28.07.24)
Araba dizelse 6 ay çalıştırılmaması daha büyük sıkıntı galiba. Emin değilim.
0
michael_knight
(29.07.24)
akü biter. 2 haftada bir 10-15 dk çalışması gerekir. lastiklerin içindeki teller zarar görür. hareket etmesi lazım. yağ oturabilir ve kalitesi bozulur. çalıştırılması lazım.
0
false pretension
(29.07.24)
haftada bir 25 km kullandığım ve 4-5 ayda bir 600km kullandığım aracın lastikleri çürümüş bombe yapmış. az kullanıldığı için dediler. kapalı otoparktır umarım.
akü bitmesine karşı akünün çıkartılması bir seçenek.
Normal Üniversite Mezunu Birisi Aselsan/Roketsan'a Giremez Mi?
depresif çocuk
Normalden kastım, orta veya ortanın altı seviyedeki üniversitelerden mezun olanların buralarda işe başlamasının bir yolu yok mu?Çünkü bakıyorum da hiç iş ilanları yok. Nasıl ve nereden işe alıyorlar bu mühendisleri merak ediyorum. İki şirket de genel başvuru alıyor. Sonra ne arayan var ne de soran.
Normalden kastım, orta veya ortanın altı seviyedeki üniversitelerden mezun olanların buralarda işe başlamasının bir yolu yok mu?
Çünkü bakıyorum da hiç iş ilanları yok. Nasıl ve nereden işe alıyorlar bu mühendisleri merak ediyorum. İki şirket de genel başvuru alıyor. Sonra ne arayan var ne de soran. 9 yıl tecrübem var ve gerçekten alanımda çok iyiyim. Üniversitem kötü olsa da iş hayatında kazanılmış bir sürü başarı, dahil olunmuş projeler var. 10'a yakın akademik yayın var vs...
Tanıdık olduğu sürece heryere girersin, aselsan'da özellikle kendim çok şahit oldum.
0
mirty
(21.07.24)
aselsan'dayken iyi okullar disinda pek kimseyi almak istemiyorduk.(bar dusuyordu gitgide yurtdisina gitme akimi yuzunden belki artik degismitir) ama bizimki baya teknik bi pozisyondu, belki daha az teknik alanlarda olabilir. zaten ben girerken oss siralamasina endeksli bi puan sistemi vardi, orada yeterli puan almayan basvuru bile yapamiyordu. ya da basvurusu dikkate alinmiyordu.
0
ghilleinthemist
(21.07.24)
yeterince nufuzlu tanidigin varsa aselsan'a genel mudur bile olabilirsin.
Geçenlerde bundan 3 sene önce birlikte çalışmış olduğum yöneticilerimle linkedin aracılığıyla iletişime geçtim. 2 sene kadar birlikte çalışmıştım ikisiyle de. İkisi de yabancı uyruklu bu arada ve artık Türkiye'de değiller, aynı şirketin farklı ülkedeki bir bürosundalar.Bir tanesi doğrudan yöneticili
Geçenlerde bundan 3 sene önce birlikte çalışmış olduğum yöneticilerimle linkedin aracılığıyla iletişime geçtim. 2 sene kadar birlikte çalışmıştım ikisiyle de. İkisi de yabancı uyruklu bu arada ve artık Türkiye'de değiller, aynı şirketin farklı ülkedeki bir bürosundalar.
Bir tanesi doğrudan yöneticiliğimi yapmıştı, diğeri de yönetici gibi bir şeydi, çok fazla işimi görmüşümdür. İkisi de benden memnundu bu arada.
Neyse, iş arayışı sebebiyle linkedin profilimi güncellediğimi ve bana yardımcı olması adına profilime bir referans yorumu bırakmalarını rica ettim. İkisi de ölü taklidi yapıyor. Cevap ble vermediler
Sizce istediğim şey saçma mı?
0
depresif çocuk (05.07.24)
Bence 2 şık var.
. Sahadaki bozkurt hareketini hazmetmeye çalışıyor olabilirler. O nedenle biraz bekleyin.
. Yanınızdayken bir mecburiyet vardı. Ondan dolayı samimi görünmüş olabilirler.
0
diyecevaplandı
(05.07.24)
Yabancılar böyledir. Onun için çok saçma bir hareket durduk yere referans verip "kefil olma" durumuna geçmek.
0
numlock
(05.07.24)
Mükemmelliyetçi bir yapıları olabilir, daha önce referans vermemiş olabilir, bir türlü kelimeleri bir araya getiremiyor olabilir.
Kendi açından düşün, biri referans istese ne yazarsın ve nasıl yazarsın? Çok zor değil ama kolay bir şey değil. Kendini bir kere daha hatırlatsan yazarlar büyük ihtimalle. İki cümle yeterli olur, şurada beraber çalıştık, özverilidir vs. Tekrar çalışmak isterim gibi bir yazı yeterli olur, diyebilirsin.
0
gabe h coud
(05.07.24)
valla bo$ is oldugu bende ilgilenmiyorum boyle islerle. daha gecen ay bir arkadas istedi, sallamadim. istersen referans ver diye soyledim ki saga sola telefonumu vermis, ustune gidip linkedin'e bu eleman soyle iyi boyle guzel dadindan yinmiyor diye yazmaya gerek yok.
Yurtdışında Telefon İnterneti Kullanılabiliyor Mu?
depresif çocuk
Hattım Türk Telekom.2 hafta sonra Londra'ya gideceğim.İnterneti kullanmak için ne yapmam gerekiyor?
Hattım Türk Telekom. 2 hafta sonra Londra'ya gideceğim. İnterneti kullanmak için ne yapmam gerekiyor?
0
depresif çocuk (08.06.24)
airalo gibi bir sirketten gidecegin yerde kullanmak icin e-sim alabilirsin. turk hattinin internetini kullanirsan aptal bir sekilde pahali olur (paket alsan bile).
0
hot potato
(08.06.24)
Esim alamazsan veya telefonun desteklemiyorsa geldiğinde bi markete girip lebara, smarty, three vb. tak kullan hat alırsın direkt. Hemen aktif oluyor.
0
nhk ni youkosu
(08.06.24)
Hic ugrasmayin hocam, havaalaninda wifi oluyor zaten ucretsiz. gumrugu gecince yine havaalaninda otomatlar var, aylik £15-20 pounda paket alabiliyorsunuz.
ben vodafone kullaniyorum ingiltereye gittigimde, zaten hattim var aylik £10'a 40gb almistim sanirim en son.
Turk hatlari kendi paketimi 1 gun kullanmak icin o kadar para istiyor.
0
aguen
(08.06.24)
50 pence 3 three si̇m card al. 15 -20 pounda All You Can Eat Data diye bir hizmet var onu tavsiye ederim. buradan inceleyebilirsin.
Merhaba.14 Mayıs'ta İngiltere'ye vize başvurusu yapmıştım. Ekipçe gideceğiz ve herkese 10-12 gün içerisinde geri dönmelerine rağmen ben 17. günümdeyim ve hala karar merkezinde bekliyor başvurum. Benden 1 gün önce randevusu olan arkadaşım da dün onay almıştı mesela.Bu kadar uzaması normal mi sizce?
Merhaba.
14 Mayıs'ta İngiltere'ye vize başvurusu yapmıştım. Ekipçe gideceğiz ve herkese 10-12 gün içerisinde geri dönmelerine rağmen ben 17. günümdeyim ve hala karar merkezinde bekliyor başvurum. Benden 1 gün önce randevusu olan arkadaşım da dün onay almıştı mesela.
Bu kadar uzaması normal mi sizce?
0
depresif çocuk (31.05.24)
15 iş gunu içerisinde neticeleniyor. Vize danışmanıyım.
Mesela 23 Haziran'da giriş yapacağım ve 29 Haziran öğle saatlerinde de çıkacağım. Bu durumda 23-28 Haziran aralığı için mi rezervasyon ayarlamam gerekiyor yoksa 23-29 Haziran aralığı için mi?
Mesela 23 Haziran'da giriş yapacağım ve 29 Haziran öğle saatlerinde de çıkacağım. Bu durumda 23-28 Haziran aralığı için mi rezervasyon ayarlamam gerekiyor yoksa 23-29 Haziran aralığı için mi?
0
depresif çocuk (29.05.24)
23-29 zaten otele giriş saati en erken 14:00tür genelde. otelden çıkış saati de 12:00dir. çıkış saatinden kasıt valizini pılını pırtını topla, odayı terk et. sonra istersen akşama kadar otel imkanlarından yararlanmaya devam et.
0
numlock
(29.05.24)
hayır çıkacağınız günü seçmelisiniz. eğer 28 seçerseniz 28 check-out saatinde çıkmanız gerekir. geceyi orada geçiremezsiniz. Çıkacağınız gün son gün olarak seçilmeli.
Bu araçlar nasıl toparlanıp eski haline getiriliyor? Sahibinden'de ilanlarda görüyorum bazen, hiç belli olmuyor.Yani ön tasarımları oldukça kompleks ve detaylı araçlar mevcut. Bu kısmı tamamen dağılmış bir arabayı yeni gibi yapmak mümkün mü?
Bu araçlar nasıl toparlanıp eski haline getiriliyor? Sahibinden'de ilanlarda görüyorum bazen, hiç belli olmuyor.
Yani ön tasarımları oldukça kompleks ve detaylı araçlar mevcut. Bu kısmı tamamen dağılmış bir arabayı yeni gibi yapmak mümkün mü?
Savunma sanayide göz önünde olan atılımlar var. Peki acaba arka planda atom bombası da yapmış mıyızdır sizce?
Savunma sanayide göz önünde olan atılımlar var. Peki acaba arka planda atom bombası da yapmış mıyızdır sizce?
0
depresif çocuk (07.05.24)
Yapmamışızdır
0
jülsezar
(07.05.24)
Öyle bir gücümüz olsa hükümet gelene geçene mahallenin delisi gibi sallaya sallaya gezerdi.
0
pianeta
(07.05.24)
Atom bombası için zenginleştirilmiş uranyum ya da plutonyum lazım bunları öyle gizli gizli edinip atom bombası yapmamız çok mümkün değil. Zaten İran'ın da fi tarihinden beri uğraştığı konu bu; Uranyum zenginleştirmek çok zor bir süreç.
0
salihdt
(07.05.24)
Savunma sanayisi atılımları atom bombası ile birlikte kullanmaktan çok uzakta henüz. Yani onlar üzerinden bakacaksak yapmış olmamız imkansıza yakın.
Öte yandan Türkiye'de soğuk savaş döneminde SSCB'yi vurmak için ABD tarafından ülkenin bir yerine getirilmiş/gizlenmiş atom bombası olabilir. Tıpkı SSCB'nin Küba için benzer bir şeyi yapmış olabileceği gibi.
Gerçi nükleer denizaltı diye bir şey var ve bombalar daha güçlü. Artık böyle birkaç üsse ihtiyacı yok. Karadeniz'in dibinde 20 yıl yatsa ruhun duymaz.
neden olmayacagi(ya da izinsiz olmayacagi) ile ilgili bir video ve flood.
0
gule gule
(07.05.24)
Hayir yok. Olamaz da.
Uluslararasi bir anlasmaya göre ( adini unuttum) silahsizlasma, olasi bir savasta cok büyük zarar verememe adina o tarihten itibaren hali hazirda nükleer silahi olmayan ülkeler buna sahip olamazlar. O sirada hali hazirda nükleer silahi olan ülkeler, iran abd rusya falandi. Kuzey koreyi hatirlamiyorum. Sadece o ülkelerin nükleer silah gelistirmeye ve sahip olmaya izni var.
0
robert bosch
(07.05.24)
Dünyada nükleer silahı olan ülkeler; Amerika Rusya Çin İngiltere Fransa Pakistan Hindistan Israil(tahmini olarak) Kuzey kore
5 de anlasmada taninan ülke var; Rusya, abd, çin, fransa, İngiltere Bunun dışında yok ve yassah. Uretmeye calisanlar da ambargolar falanla uğraşıyor (iran misal)
Türkiye'de Amerika'nın falan nükleerleri var.
0
logisticsmanager
(07.05.24)
bunun olmasi icin bu alan da uzmanlasmis fizikcilerde lazim, hicbir isim duymadim.
0
durgunfoton
(07.05.24)
Şu an için kendi nükleer silah teknolojimiz yok zaten bu teknolojiye sahip dünyada sayılı ülke var fakat caydırıcılık için ilerde bu teknolojiye sahip olacağımızı ve olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bazı analizlerde Türkiye'nin kardeş ülke Pakistan'dan bu teknolojiyi transfer etme ihtimali yer alıyor Ayrıca geçmişte İncirli Amerikan üssünde 90 adet nükleer başlıklı füze olduğu resmi makamlarca iddia edilmişti
Kredi Kartı Borcumu Geciktirirsem Ne Kadar Faiz Biner?
depresif çocuk
Şirket için gerekli bir harcamayı cebimden yaptım, yaklaşık 65.000 tl. Kart limitim de 75.000 TL zaten.Bana geri vermeleri 1-2 hafta sürecek gibi görünüyor. Bu süreçte ne kadar faiz biner sizce?
Şirket için gerekli bir harcamayı cebimden yaptım, yaklaşık 65.000 tl. Kart limitim de 75.000 TL zaten.
Bana geri vermeleri 1-2 hafta sürecek gibi görünüyor. Bu süreçte ne kadar faiz biner sizce?
0
depresif çocuk (06.05.24)
1-2 hafta icinde faiz binmez nakit para cekimi yapmadiysan. hesap kesiminden sonraki son odeme tarihinde tum donem borcunu odemezsen faiz baslar.
Diyelim ki senin kredi kartin donemleri ayin 1'inde baslatiyor 31'inde bitiriyor olsun.
5 mayista harcama yaptin diyelim 65bin 31'inde hesap kesimi yapilacak ve bu borc o hesap dokumunde gorunecek. mayis 1-31 tarihli hesap dokumu icin son odeme tarihi de 12 haziran olsun diyelim. gecirmemen gereken tarih bu.
0
hot potato
(06.05.24)
Yukarıdakine ufak bir ek yapayım; eğer borcunuzun tamamını 12 Haziran'a kadar ödemezseniz, ödemediğiniz kısma gecikme ya da alışveriş faizi (Asgari tutarı ödeyip ödemediğinize göre değişiyor hangisinin ne kadar işleyeceği) hesap kesim tarihinden (örnekte 31 Mayıs) işliyor. Yani "İki gün geciksin bir şey olmaz" derseniz aslında 12 günlük (Hesap kesim ile son ödeme arasında genelde 10 gün oluyor sanırım) faiz ödüyorsunuz.
0
salihdt
(06.05.24)
Bir daha şirket için harcama yaparken son ödeme tarihinizi de bildirip ondan önce geri ödeme almanız hayrınıza olur. Gecikme durumunda şirket belki faizi karşılar ancak düşen kredi notunuzu geri iade edemez. Bu durum birkaç kere tekrarlarsa yarın krediye ihtiyacınız olduğunda zorlanırsınız, şirket de size kredi vermeyecektir haliyle.
Faiz içinse yukarıda denildiği gibi son ödeme tarihiniz önemli.
0
akhenaten
(06.05.24)
son ödeme tarihini geçtiniz ve ödeme yapmadınız, 65000 lira için günlük (vergisi ile birlikte) yaklaşık 120 lira faiz çıkar. faiz oranları yüzde 4.5 - 5 arası değişiyor bankaya göre.
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum.Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler...Arabayı yükseltmek istiyorum.Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor.Bitmek bilmiyor.yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum. Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler... Arabayı yükseltmek istiyorum. Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor. Bitmek bilmiyor.
yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
0
depresif çocuk (04.05.24)
Evet, yeni dünya böyle. Birikimsiz, kıt kanaat geçinen insan modeline doğru hızla evriliyoruz ama bunu bahane etmemek lazım.
Bir bankada bir yatırım hesabı aç. Kazandığım her kuruşun yüzde şu kadarı de. Buna yolda bulduğun parayı bile dahil edip ne kadarı olduğuna sen karar ver. O kadar para kaç kuruş ya da kaç lira ediyorsa eline geçtiği anda gidip o yatırım hesabına aktarıp TMG kodlu fondan al ve unut.
İnan bir gün iyi ki yapmışım diyeceksin.
0
Mirket
(04.05.24)
Kişisel. Bunların hiçbirini yapmak istemeyenler var. Tabiki günümüzde alacak daha fazla şey var buna karşı çıkmıyorum ama kimse zorlamiyor bizi almaya. Misal araba yani, millet 5-6 yıllık arabaya eski diyor.
Hobiyse bir şey diyemem misal parfüm benim hobim. Ama sizde hobi değil daha çok tüketim var gibi.
0
logisticsmanager
(04.05.24)
İmkansız değil, ben kazandığım paranın neredeyse tamamını biriktiriyorum. Bunda kendi işimi yapıyor olmanın da faydası var ama durumun olduğu halde biriktirmiyorsan, birikim yapmamak için bahane olmaz. Ayda hobilerime 10 bin tl harcıyorum.
Maaşlı maaşsız, her ay %10-15 biriktirme hedefi olan birisi ileride çok rahat eder.
0
hayirsiz
(04.05.24)
Sağlığınız için olanı hariç gereksiz harcamaları bırakmanızı öneriyorum. Gösterici tüketimin sonu yok. Ülkenin sosyal güvenlik sistemi çöktü yatırım yapın. Yarın ne olacağı belli olmaz.
0
anon1m
(04.05.24)
Dünya bu hale getirildi. Kişisel durum mu? dediğin ise her şeyi ihtiyaç olarak gösteren veya hissettiren uygulamalara karşı olan zaafiyetlerimizle başlıyor.
Dünya ekonomisi şu an bir ihtiyaç olmamasına rağmen kişiye harcatma veya kişiyi borçlandırma üzerine kurulu. Reklamlara dikkatli bakın hedef kitle bellidir. Çocuklar mesela. "Yok veya olmaz kelimelerine yabancıdırlar. Anne baba da onlara karşı bir yere kadar direnir sonunda isyenileni satın alırlar.
Gençler,kendini birey olarak görenler ve özellikle bekarlar. Bunlar da bakacak bir aileleri olmadığı için harcama yapmaya evli olanlara göre daha çok meyillidir. Bireyselliğe tutulan, aslında yalnızdır. O yalnızlığı giderecek şeyler çoğunlukla yine harcamaya dayalıdır.
Dünü (hatta tarihi) unut, bugüne bak.. diye güzel bir şeymiş gibi önümüze sürülen "trend " kavramı bunun için var. Neyin eskidiği veya yeni sayıldığını bile belirleyen şeyi, ona olan ihtiyacımız değil piyasayı elinde tutanlar belirliyor.
Zaruri ihtiyaçlarını sırala ona göre harcama yap istersen. Eve kapanmak sadece salgın için değil tasarruf için de söz konusu
0
diyecevaplandı
(04.05.24)
bu hep olacak. villa alsan yanındaki daha büyük villaya gözün kayacak. keep grinding.
0
gabe h coud
(04.05.24)
Merhaba
Bence bu bir tüketim dünyası. Listenizdeki "saatler, parfümler, kıyafetler"in bir sınırı var. Kollarınızı saatler ile kaplayamaz, parfümleri üzerinize boca edemezsiniz. Dişleriniz ise sizin sağlığınızdır, bu ayrı bir harcama kalemi.
Dünya insanlara herşeyi tüketmesini salık veriyor. Maddiyatın, kültürlerin, bilginin bile. Sosyal medyada olanı biteni kaçırdığınızda (tüketemediğinizde) kendinizi kötü hissettiriyor. Oysa bu bana hastalıklı bir ilüzyon gibi geliyor.
Kendi adıma elimdekileri gitgide azaltan bir tavır izliyorum. Bana armağan gelen, giymediğim kıyafetleri veriyorum. Kitaplarımı 2. el alıyor, değiş-tokuş ediyor ya da armağan ediyorum. Örnekler çoğaltılabilir. Her ne kadar Fight Club filmi bence toplumun gazını almak için kurgulandıysa da şu sözüne hak veriyorum, diyordu ki: "İhtiyacımız olmayan şeyler sahip olmak için gece gündüz çalışıyoruz. Sonra sahip olduğumuz şeyler bize sahip olmaya başlıyorlar". Bence basit, sade bir yaşamın dinginlik ve zenginliği çok değerli birşey. Parayla satın alınamayacak değerlerden.
Sizin durumunuz mevcut dünyanın akışına kapılmanız. Başınızı kaldırıp etrafınızın farkına varırsanız buna mecbur olmadığınızı görürsünüz. Bu duyuruyu açtığınıza göre bu gidişatı sorgulamaya başladınız diye yorumluyorum ben.
0
burka
(04.05.24)
Yeni dünya böyle değil şahsi bir durum. Yazınızda sorunuzun cevabıda var kıta kanaat etmeyen çoğu bulamaz.
0
doharkoman
(04.05.24)
dostum seni tanimiyoruz elbette ama girdigin duyurulardan yola cikarak bence tuketim ve alisveris bagimliligin var. elbette ki bir tek sen tek degilsin, bircok kisi bu oyunlara geliyor ama aklini kullanip onceliklerini netlestirmen lazim. bu gidisatla iki kati kazansan gene birikim yapamazsin. senin kadar kazanan birinin dis yaptirmasi gerekiyorsa tak diye cekip nakit verip yaptirabilmesi gerekiyor.
0
hot potato
(04.05.24)
Orta sınıfın erimesi de bu aslında; eskiden çalışırken hem yaşanabiliyor hem birikim yapılabilen insanlar artık birikim yapamıyor. Fakat gözlemim şu: çevremdeki ortayaş ve üstü orta sınıf, birikimini borsa, coin vb yatırım araçlarıyla yapmaya başladı
1) parfüm koleksiyonerliği2) ikinci dünya savaşı tarihibunlar takıntı seviyesinde meraklı olduğum konular. Ama biraz saçma durur gibi geldi.
1) parfüm koleksiyonerliği 2) ikinci dünya savaşı tarihi
bunlar takıntı seviyesinde meraklı olduğum konular. Ama biraz saçma durur gibi geldi.
0
depresif çocuk (01.05.24)
artı veya eksi etkisi olmaz.
0
gabe h coud
(01.05.24)
artı veya eksi olabilir.
artı: aaa ben de bu konuları seviyorum diyebilecek hr, patron
eksi: saçma bunu niye yazmış ki diyebilecek hr, patron.
0
buenosdias
(01.05.24)
Eksi etkisi olur herhalde. Kurumsal is kulturunden uzak oldugun dusunulebilir. Bilmemne korosunda tenorum gibi somut veya yazlari akdeniz sahillerini temizleyen gonullu grubunu organize ediyorum gibi begeni uyandiracak seyler de degil yazdiklarin.
0
hot potato
(01.05.24)
"İkinci Dünya Savaşı Tarihi" demeseniz de mesela "Churchill Doktrini" filan deseniz güzel olur. Tabii bu anlamda bilginiz varsa (bilmiyorsanız uçmayın sakın).
"Parfüm Koleksiyonerliği" yerine de, "Parfüm ve Duygular" deseniz, açıklarken de Şarap Kolleksiyoncusu gibidir deseniz mesela.
Günümüzde ilgi çekmek ve popülizm önemli. Detaylar ise önemsiz.
0
alfired
(01.05.24)
Hot potato +1
Bir de cok ergence buldum ben. Stajyer yazsa hos olabilir anca.
0
Kittie
(01.05.24)
hobi kısmı olmasın cv'de +1
0
kurbanlik koyun
(01.05.24)
hangi iş ve meslek yazılmamış ancak ikinci dünya savaşı geek bir izlenim veriyor bence. alakalı bir meslek değilse yazmamak daha doğru olur. parfüm koleksiyonerliği iyi olabilir. özellikle satış pazarlama falansa dış görünüşüne önem gösteren, kokudan anlayan birisi diye düşünülebilir.
0
abelardo
(02.05.24)
Abi şimdi herkesten farklı bakacağım ben cv'de hobileri görmeyi seviyorum ve özellikle hayatında farklı şeyler olanlar ilgimi çekiyor. Yani parfüm koleksiyonu diyorsun, misal 20 tane varsa farklı ama bana basenotes'ta hednic var. Bu herif gibiysen o zaman bu gerçekten bir hobi. Tarih konusunda da misal sana soru geldiğinde buna olan ilginin gösteriyorsan gene güzel.
Hobiler aslında kişiler hakkında ise alan kişiye bilgi verebilir. Misal bak ben fitness hobi derim ama bazı kişiye göre fitness yürümek, koşmak, iki hareket yapmak. Benim için 230 kg deadlift yapmak, 50 kg çantayı alıp taşımak, 20 kg yelek ile dağda yürümek, kitaplarını okumak, arastirmalara bakmak.
Yani aslında sen hobi diyince biz bundan ne anlamayiliz buna bakmak lazım. Sen ikinci dünya savaşı diyince bu konuda elinde 30 kitap varsa, misal Avrupa'da bu alanlarin gezmissen vs bu bize senin hakkında bilgi verir aslında.
Neyse yani benim kendi muhattap olduğum sirketler ve roller seviyesinde ben hobi kismini severim. Yöneticiler falan kendi tanitimlarini yaparken hobilerini de koyuyorlar o PowerPointlere ve gerçekten aklımda kalan şeyle hep hobileri, nerede calismislar, nerede okumuslar umrumda değil. Adamın hobisi misal hobi trenleri falandi. Çok ilgimi çekmişti.
Neyse çok konuştum :)
0
logisticsmanager
(02.05.24)
1 belki kurtarır da 2 saçma.
0
hrskrs
(02.05.24)
yazmak istiyorsan yaz, saçma olsun ne olacak. benim ilgimi çekerdi mesela. ama insanlar o kadar düz ki komik ve salakça algılayacak kişiler olacaktır tabii.
0
deartheodosia
(02.05.24)
Genellemeler kötüdür kabul ediyorum ama mesleği bu olmadığı halde ikinci dünya savaşına takık biri 15 yaşında bir ergen değilse çok olumlu düşünmem. Gavurların red flag dediği zımbırtı yani benim için bu ikinci dünya savaşı takıntısı. Ha bu red flag iş vermeye engel olmaz benim için ama çok da muhabbet etmeyi tercih etmem kendisiyle lol
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.